Gloom türkçesi Gloom nedir

Gloom ile ilgili cümleler

English: I got gloomy and thought of giving up.
Turkish: Ümitsizdim ve vazgeçmeyi düşündüm.

English: The future looked very gloomy.
Turkish: Gelecek çok umutsuz görünüyor.

English: The smoggy air of Beijing makes me feel gloomy.
Turkish: Pekin'in dumanlı havası keyfimi kaçırıyor.

English: The sky is gloomy and gray - a typical rainy-season sky.
Turkish: Gökyüzü karanlık ve gri - Tipik bir yağışlı mevsim havası.

English: He looks gloomy.
Turkish: O kasvetli görünüyor.

Gloom ingilizcede ne demek, Gloom nerede nasıl kullanılır?

With gloom : Hüzünlü bir şekilde. Sıkıntılı olarak. Kasvetli bir şekilde. Üzgünce.

Gloomed : Kederlendirmek. Yeis. Kasvet. Karartmak. Gam. Belirsizlik. Kararma. Loşluk. Karanlık.

Gloomful : Aşırı derece karanlık. Çok koyu.

Gloomier : Kasvetli. Kuruntulu. Hüzün verici. Ümitsiz. Sıkıcı. İç karartıcı. Kara. Umutsuz. Kasavetli. Loş.

Gloomiest : Ümitsiz. Kara. Kuruntulu. Kasvetli. Umutsuz. İç karartıcı. Hüzün verici. Hüzünlü. Sıkıcı. Kasavetli.

Glooms : Yeis. Kasvet. Belirsizlik. Loşluk. Karartmak. Gam. Kararma. Kederlendirmek. Karanlık.

 

Make gloomy : Sıkıcı hale getirmek.

Glooming : Kararma. Kederlendirmek. Karanlık. Loşluk. Kasvet. Karartmak. Yeis. Gam. Belirsizlik.

Gloomily : Morali bozulmuş bir şekilde. Kasvetli bir biçimde. Kasvetli bir şekilde. Umutsuz bir şekilde. Üzüntülü bir şekilde. Belirsiz bir şekilde. Hüzünlü bir şekilde. Keyifsiz bir şekilde. Esrarengiz bir biçimde.

Be gloomy : Hüzünlü olmak.

İngilizce Gloom Türkçe anlamı, Gloom eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gloom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fade out : Kararmak (tv). Fondu olmak. Bir çekimin, aydınlıktan başlayıp gittikçe karanlıklaşarak görüntülerinin yitmesine dayanan noktalama çeşidi. açılmanın karşıtı. tv. aynı sonucun televizyonda sağlananı. Işığın yavaş yavaş azalması. Yavaş yavaş gözden kaybolmak. Kısılmak. Yavaş yavaş kısmak. Görüntü ve sesin yavaş yavaş kaybolması. Şiddetini azaltmak. Zayıflayıp kaybolmak.

Murkiness : Solukluk. Karanlık olma. Kasvetlilik.

Darkening : Karartma. Abanozlaşma. Kararan.

Disgruntlement : Dargınlık. Memnuniyetsizlik. Hoşnutsuzluk. Üzme.

Ambivalence : Duygu çelişmesi. Duygu karmaşası. Duygu tezatlığı. Kararsızlık. Ambivalens. Müphemlik. Kurulu toplumsal dengenin bozulduğu dönemlerde bireylerin, yaşamın türlü alanlarına ilişkin tutumlarında birbirinden ayrı, birbirine karşıt değerler arasında bocalamaları durumu. Karşıt duyguların birlikte yaşanması. Duygu ikilemi.

Burdensomeness : Terslik. Acıklı olma durumu. Ağırlık. Problem veya külfet olma durumu.

Dread : Çok korkmak. Korkmak. Ödü kopmak. Korku ve endişe duymak. Ürkmek. Dehşet. Yılmak. Nefret etmek. Korku. Korkuyla beklemek.

 

Darkest : Işıksız. Koyu. Kötü. Kara. Korkutucu. Kasvetli. Bulanık. Esrarlı. En koyu.

Gamuts : Gam (müzik terimi). Süre. Bir şeyin tamamı. Dizi. Iskala. Tam uzam. Baştan sona her şey. Nota dizisi. Uçtan uca dizi.

Sorrow : Keder çekmek. Acı. Kederlenmek. Dert. Şanssızlık. Keder. Acı çekmek. Nedamet. Tasa.

Gloom synonyms : dole, dusk, beclouds, melancholy, apprehension, gamut, dejecting, black out, beclouded, darkness, angsts, amphibology, cheerlessness, deepness, doldrums, deep, grief, cause sorrow, blacked out, ambiguity, as dark as pitch, bedim, dejectedness, sombreness, ruefulness, as black as pitch, black, darkling, darks, botheration, befogging, cloudiness, dreaminess.

Gloom ingilizce tanımı, definition of Gloom

Gloom kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To glimmer. Obscurity. To darken. Thick shade. As, the gloom of a forest, or of midnight. Partial or total darkness. To obscure. To shine or appear obscurely or imperfectly. To render gloomy or dark.