Go without türkçesi Go without nedir

  • -siz yapabilmek.
  • -den mahrum kalmak.
  • Olmadan idare etmek.
  • Olmadan devam etmek.
  • -siz yaşayabilmek.
  • Onsuz yapabilmek.
  • Vazgeçmek.
  • Yoksun olmak.
  • -sız idare etmek.
  • Bırakmak.
  • Caymak.
  • Mahrum olmak.

Go without ile ilgili cümleler

English: He can't go without wine for even a day.
Turkish: Bir gün bile şarapsız yapamaz.

English: Doesn't that go without saying?
Turkish: Söylemeye gerek yok mu?

English: Do you want me to go without you?
Turkish: Sensiz gitmemi ister misin?

English: Ali and Mary won't go without me.
Turkish: Ali ve Mary ben olmadan gitmeyecek.

English: Ali will have to go without us.
Turkish: Ali bizsiz gitmek zorunda olacak.

Go without ingilizcede ne demek, Go without nerede nasıl kullanılır?

Go : Erişmek. Yayılmak. Uymak. Deneme. Olmak. Enerji. Hareket etmek. Sonuçlanmak. İşlemek. Kaybolmak.

Without : Hariç. Dışarıda. -meksizin. Dış. Haricen. -siz. Onsuz. Dıştan. O olmadan. Olmaksızın.

Go without saying : Anlaşılır olmak. Söylemeye lüzum olmamak. Aşikar olmak. Belli olmak.

Do it yourself or go without : Kendi işini kendin gör. Ya kendin yap ya da vazgeç.

Go a long way : Etkisi uzun sürmek. Bir yere kadar yeterli veya yararlı olmak. Çok dayanmak. Çok iş görmek.

Go a long way towards : Bir şey çok katkıda bulunmak. Çok yararlı olmak.

 

Go aboard : Binmek. Gemiye binmek veya çıkmak. Tekneye çıkmak. Tekneye binmek. Güvertede gitmek.

İngilizce Go without Türkçe anlamı, Go without eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Go without ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abandon : Dayandırmak. Coşku. Viran hale getirmek. Terk etmek. Başlı-başına koymak. Kesmek. Başından atmak. Çıkıp gitmek. Bırakma.

Bequeath : Vasiyet etmek. Miras bırakmak. Vasiyet. Vasiyetle bırakmak. Miras olarak bırakmak.

Departs : Hareket etmek. Yolundan sapmak. Kalkmak. Uzaklaşmak. Gitmek. Ayrılmak (uçak vb). Vefat etmek. Yola çıkmak. Ayrılmak.

Bend the neck : Teslim olmak.

Deflects : Saptırmak. Yönünü değiştirmek. Döndürmek. Sekmek. Dönmek. Çevirmek. Yönü değişmek. Sapmak. Çıvdırmak.

Abnegate : İnkar etmek. Feragat etmek. Feda etmek. Kaçmak (sorumluluktan). Yadsımak. Tanımamak. Ülkeden ayrılmak. Reddetmek.

Bequeaths : Vasiyet. Miras bırakmak. Miras olarak bırakmak. Vasiyet etmek. Vasiyetle bırakmak.

Back down from : Sözünden dönmek.

Recant : -den dönmek. -i bırakmak. Fikrini değiştirmek. Dönmek. Sözünü geri almak.

Backing out : Vaadini tutmamak. Sözünden dönmek. Sözünü tutmamak. Anlaşmayı bozmak. Uymamak.

Go without synonyms : deflect, abjure, to be out of, be deprived of, back out of, deflecting, back away, abdicating, abstention, abnegates, lack, abandons, allow, bow out of, abdicate, lacked, abdicated, abjured, be deprive of something, abandon hope, allows, depart, back off, want, cry off, go back on, abdicates, abstentions, lacks, back pedal, abjures, abalienate, back out.