Gocacık nedir, Gocacık ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Semerin arka tarafında, yün ipinin bağlanmasına yarayan yarım daire şeklindeki demir.

Meşeliklerde bulunan, çınar ağacının yapraklarına benzer bir ağaç.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: kocacık].

Gocacık anlamı, kısaca tanımı

Goca : İhtiyar, yaşlı. Büyük, iri. Koca. Koca, ihtiyar. Yaşlı. Koca, bey. Koca, zevç

Yarım daire : Bir dairenin bir yarım çember ve bir çapla sınırlanan yarısı.

Bağlanma : Bağlanmak işi veya durumu.

Meşelik : Meşe korusu veya meşe ormanı.

Kocacık : Semerin arka kısmında urgan takılan demir ya da tahta çengel. Döveni boyunduruğa bağlayan ağacın baş tarafına takılan küçük ağaç parça. Tandır kürsüsü altına konan çamurdan yapılmış mangal. Semerlerin ön ve arka tahta kısımlarında bulunan ip bağlama kancası. Karabük ili, Eflâni ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Tokat şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Meşeli : Bir çeşit halk oyunu. Ankara kenti, Çubuk ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Artvin kenti, Veliköy nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Aydın şehri, Germencik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Batman şehri, Sason ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Elâzığ ili, Harput bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. ili, Kırcasalih bucağına bağlı bir yer. Konya kenti, Gölören nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Malatya kenti, Taşdelen nahiyesine bağlı bir yer. Mardin ili, Derik ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Mardin şehrinde, Mazıdağı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sakarya ili, Kazımpaşa Bucağı. Samsun kenti, Vezirköprü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Trabzon ili, Akçaabat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Bağlan : “Sev, sevdiğine bağlı kal” anlamında kullanılan bir isim “. Diyarbakır şehri, Kayacık nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır şehri, Tuzluca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Kocacı : Erkeğini çok seven kadın.

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

 

Çınar : İki çeneklilerden, 30 metreye kadar uzayabilen, gövdesi kalın, uzun ömürlü, geniş yapraklı bir ağaç (Platanus). Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri.

Demir : Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça. Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert.

Yarım : Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri. Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan. Saatte on iki otuz. Hastalıklı, sakat, sağlıksız. Bir bütünün yarısı olan miktar.

Semer : At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç. Hamalların yük taşırken kullandığı deriden sırt yastığı, arkalık. Yukaç.

Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).

Ağacı : Ağabey, büyük erkek kardeş. Zakkum.

Şekli : Havuç. Biçimle ilgili, biçimsel, formel.

Daire : Konut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri, kat. Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm. Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü. Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı. Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri. Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası. Saz takımında usul vurmaya yarayan tef.

Çına : Dirsek.

Diğer dillerde Goblet hücresi anlamı nedir?

İngilizce'de Goblet hücresi ne demek ? : goblet cell