Gout türkçesi Gout nedir

  • Damla hastalığı.
  • Gut hastalığı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Gut.
  • Damla.
  • Damla sayrılığı.

Gout ile ilgili cümleler

English: The FBI secretly bugged the mobster's hangout.
Turkish: Federal araştırma bürosu gizlice gangsterin evini dinlemişti.

English: Ali was sitting in the dugout with his teammates.
Turkish: Ali takım arkadaşlarıyla kanoda oturuyordu.

English: This bar is a popular student hangout.
Turkish: Bu bar popüler bir öğrenci mekanı.

Gout ingilizcede ne demek, Gout nerede nasıl kullanılır?

Be afflicted with gout : Gut hastası olmak. Gut hastalığına yakalanmak. Damla hastası olmak.

Goutier : Damlalı. Gut hastası. Gutlu organ.

Goutiest : Damlalı. Gutlu organ. Gut hastası.

Goutily : Gut hastası olarak.

Goutiness : Ut hastalığı olan kimse. Gut hastalığına elverişli olma (eklem iltihabı ile tanımlanan hastalık).

Dugout : Yeraltı sığınağı. Kütükten oyularak yapılmış kayık. Sığınak. Ağaç kütüğünden kayık. Yer altı sığınağı. Kütükten oyulan kayık. Yedek kulübesi. (ağaç gövdesinden yapılan) kano.

Goutweed : Bir bitki türü. Küçük beyaz çiçekleri olan hızlı yayılan yabani ot. Beyaz çiçekli yosun.

Gouty : Damlalı. Gut hastası. Gutlu organ.

Gouts : Damla. Damla hastalığı. Gut. Gut hastalığı.

 

Dugouts : Yedek kulübesi. Sığınak. Yer altı sığınağı. (ağaç gövdesinden yapılan) kano. Yeraltı sığınağı. Ağaç kütüğünden kayık. Kütükten oyulan kayık.

İngilizce Gout Türkçe anlamı, Gout eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gout ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abattoir : Mezbaha. Salhane. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

Drams : İskoçya'da viski kadehi. Dört gram. Herhangi bir şeyin küçük bir miktarı. Yudum. Bir yudumluk içki. Dirhem. Az miktar.

Dram : Dirhem. Bir yudumluk içki. Dört gram. Herhangi bir şeyin küçük bir miktarı. İskoçya'da viski kadehi. Tiyatrodaki geleneksel ağlatının, zamanın gelişmesine ve sinema ile televizyonun özelliklerine uygun olarak gösterdiği evrimle oluşan tür. kahramanlar, ağlatının kapalı, dar, dış dünyayla ilişkisiz çevresinde yaşamaktan çıkıp, belli bir çevrenin, belli bir çağın somut koşulları içinde yer alırlar; günlük yaşamın içindedirler; durumları, davranışları bu yaşamın koşullarıyla belirlenir. dram kahramanlarının belirli bir toplumsal durumu, bu durumdan ileri gelen davranışları vardır. dramatik yapı, duygulardan, tutkulardan çok, kahramanın içinde yaşadığı toplumsal koşulların etkisiyle kurulur. dramda da kahraman, olağandışı bir durumla karşı karşıyadır. toplumsal yapısının, bilincinin, kendini çevreleyen koşulların elverdiği ölçüde bu olağandışı durumun üstesinden gelmeye çalışır. kahraman ile onu çevreleyen koşullar arasında bir güç denemesi, çetin bir sınav ortaya çıkar. dram kahramanı bu sınavla kendi kendini daha iyi tanır, güçlü ya da zayıf yönlerini öğrenir, elindeyse zayıf yönlerini güçlendirmeye çalışır. dramın amacı, ortaya böyle olağandışı bir durum koyup, kahramanı bu durumla karşı karşıya getirmek, bu sınavı anlatmak, bunun sonunda kahramanın hangi noktaya, nasıl ve neden geldiğini açıklamaktır. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Az miktar. Yudum.

 

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Podagra : Nikris.

Drib : Çok küçük miktar. Damlacık. Damlamak. Azıcık.

Uricosis : Nekris. Ürikozis.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Gid : Delibaş kurtçuğunun, arakonakçı ödevini gören hayvanlarla insanlarda, özellikle koyunlarda meydana getirdiği, körlük, aptallık, inme, güçsüzlük, en çok da dönme gibi belirtilerle ortaya çıkan sinir hastalığı; dolap hastalığı, dönek, salıncak illeti. Delibaş (vet.). Delibaş.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Gout synonyms : urarthritis, gouty arthritis, dribble, dribblets, corpuscle, a c syndrom, blobbing, a crochordon, abdominal palpation, drachms, abdomen, abamectin, blobbed, arthritis, blobs, a amplitude mod, megrim, abaxial, bead, a clay, blob, drachm, abdominal fat necrosis, driblet, dribbles, gouts, a dna, a band, a c deformity, dribblet.

Gout ingilizce tanımı, definition of Gout

Gout kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A drop. A clot or coagulation.