Goverment monopoly türkçesi Goverment monopoly nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Kamu mülkiyetinde kurulan yasal tekel.
- Devlet tekeli.
Goverment monopoly ingilizcede ne demek, Goverment monopoly nerede nasıl kullanılır?
Monopoly : Monopol. İnhisar. Tekel. Tekel piyasasında etkinlikte bulunan ve ürettiği malın piyasa fiyatını veya sunum miktarını belirleme gücüne sahip firma. Bir devletin, bir ortaklığın, bir kişinin her tür tecimsel yarışmayı ortadan kaldırarak bazı şeyleri yapma, satın alma, satma ya da bir işin yapımını sağlama yönünde elinde bulundurduğu ayrıcalık. belirli bir nesnenin bir elden yapılması ya da alınıp satılması. Vurgunculuk. Bir elden satma. Tek satıcı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
Bilateral monopoly : Çift taraflı tekel. Sunumun tekel, istemin ise alıcı tekeli firma tarafından temsil edildiği, diğer bir deyişle tek bir satıcı karşısında tek bir alıcının olduğu piyasa türü. krş. alıcı tekeli piyasası. İki yanlı monopol. İki taraflı monopol. İki yanlı tekel. İki taraflı tekel. Karşılıklı tekel piyasası.
Buyers monopoly : Alıcı tekeli piyasası. Çok sayıda satıcı karşısında tek bir alıcının olduğu piyasa türü. krş. iki yanlı tekel piyasası.
De jure monopoly : Yasal tekel. Lisans, buluş belgesi gibi yasal haklarla oluşturulan doğal tekel. krş. devlet tekeli, tekel.
Double monopoly : Çok sayıda satıcı karşısında tek alıcının, çok sayıda alıcı karşısında ise tek satıcının olduğu piyasa türü. İki yanlı tekel piyasası.
Emission monopoly : Para çıkarma tekeli. Para basma yetkisinin yalnızca bir kurumun elinde olması.
İngilizce Goverment monopoly Türkçe anlamı, Goverment monopoly eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Goverment monopoly ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Goverment monopoly synonyms : national monopoly, public monopoly, state monopoly, a group shares, a shift in demand, abnormal budget, a change in individual demand, a type mutual funds, a change in supply.

Bu kısımda Goverment monopoly kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Goverment monopoly ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Goverment monopoly anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Goverment monopoly ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.