Grain moth türkçesi Grain moth nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Hububat güvesi.
- Buğday güvesi.
- Böcekler (ınsecta) sınıfının, pul kanatlılar (lepidoptera) takımından, kanatları dar ve kenarları saçak gibi tüylü, tırtılları tahıl üzerinde yaşayan bir eklem bacaklı türü.
Grain moth ingilizcede ne demek, Grain moth nerede nasıl kullanılır?
Grain : Sepilemek. Gövdelerinin içi boş, kökleri saçak şeklinde, yaprakları kılıçsı ve paralel damarlı, çiçekleri er dişi, ovaryum üst durumlu, karyopsis nadiren fındıksı ya da bakka tipi meyveleri olan, ülkemizde 142 cins ve 520 kadar türle temsil edilen, bir ya da çok yıllık, otsu nadiren çalı ya da ağaçsı bitkiler. Çizgi. Tanecik. Ağacı damarlı boyamak. Damarlı yüzey. Parça. Damar. Damarların düzeni (bir ağaç parçasının içindeki). Granül.
Moth : Güve. Tırtılları çeşitli tarım bitkilerinde, un, buğday gibi yiyeceklerde, özellikle yünden yapılmış giyim ve öbür ev eşyasında yaşayarak büyük zararlara yol açan ufak boylu kelebeklerin ortak adı. a. bk. buğday güvesi, kürk güvesi, zeytin güvesi v. b. Pervane. Gece kelebeği.
Angoumois grain moth : Başta arpa olmak üzere, çeşitli ekin ürünlerine, hem tarlada, hem ambarda saldıran, üst kanadı esmer, alt kanadı külrengi küçük kelebek türü. Arpa güvesi.
Grain alcohol : İspirto. Hububat alkolü. Tahıl alkolü. Etanol. Tahıldan çıkarılan alkol.
Grain aphid : Ekin yaprakbiti. Çoğunluk başaklara yerleşen ve özellikle kurak yıllarda ekinlere oldukça büyük zararlar veren, 2-3 mm. boyunda, yeşilimsi, yumuşak yaprakbiti.
Grain betle : Tenebrio cinsinde bulunan böcekler. Hububat böceği.
İngilizce Grain moth Türkçe anlamı, Grain moth eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Grain moth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.
Aardvark : Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Borudişli. Karınca yiyen.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Acacia : Akasya. Akasya sakızı. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Arap zamkı.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Abiotic environment : Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.
Grain moth synonyms : a chromosome, aardvarks, abductor muscle, wheat moth, a protein, abiotic factor, a cell.

Bu kısımda Grain moth kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Grain moth ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Grain moth anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Grain moth ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.