Grommets türkçesi Grommets nedir

  • Kopça gözü.
  • İp simit.
  • Örme halka.
  • Matafyon.

Grommets ingilizcede ne demek, Grommets nerede nasıl kullanılır?

Grommet : Halat simidi. Lastik rondela. Örme halka. İp simit. Gromet. Kopça gözü. Dondurularak korunan yiyecek. Soğukla donmuş. Madeni kapsül. Çevirme kasa.

Gromark sheep : Gromark koyunu. 1965 yılında kuzey avustralya’da geliştirilmeye başlanmış, kombine verimli, hızlı büyüme oranı ve yüksek döl verimi için seleksiyon uygulanmış, geniş vücut yapısına sahip, yapağı verimi yüksek, yapağı rengi beyaz, yüz ve bacakları çıplak olan koyun ırkı.

Gromwell : Lithospermum officinale. Hodançiçeği. Avmavi yapraklı bi göl bitkisi. İnciotu.

Yellow gromwell : Tosbağa otu. Hodangiller (boraginaceae) familyasından 30-50 cm boyunda, sık beyaz tüylü, beyaz veya sarı çiçekli, köklerinden kırmızı boya elde edilen, çok yıllık otsu bitki. kanburuyan, kurbağa otu.

Elbow hygroma : Dirsek higromu. Atlarda ve iri cüsseli köpeklerde tuber olecrani bölgesinde sıvı içeren yalancı kese biçimlenmesiyle belirgin ağrısız deri altı şişkinlik. atlarda nal çıbanı olarak bilinir.

Hygrom : Sıvı birikimi nedeniyle genişlemiş kist, kese veya bursa. genellikle, kemik çıkıntıları üzerindeki deri altında sonradan biçimlenen kese benzeri yapıların içerisinde musinöz, kanamanın derecesine bağlı olarak sarıdan kırmızı renge değişen sıvı birikimiyle belirgindir. basıncın nasır oluşturmadığı olgularda kalıcı dekübitis ülserleri, hematom ve sonunda higrom biçimlenir. daha çok iri cüsseli köpeklerin dirseklerinin yanal yüzünde ve uyluk kemiğinin trokanter mayoründe ve kalça çıkıntısında görülür. Higrom.

 

Hygrometries : Nemlilik ölçümü. Higrometri. Nem ölçme. Nemölçüm.

Hygrometry : Nemölçüm. Nem ölçme. Nemlilik ölçümü. Higrometri. Değişik amaçlar için, havadaki nem tutarının saltık ya da bağıl değerlerini izleme.

Electronic hygrometer : Elektronik higrometre. Elektronik nemölçer.

Hygromycin b : Higromisin b. Streptomyces hygroscopicus adlı bakteriden elde edilen domuz ve kanatlı yemlerine katkı maddesi olarak katılan, domuzlarda ascaris suum, oesophagostomum, trichuris ve kanatlılarda ise ascaridia galli, capillaria obsignata, ve hetarakis gallinarum parazitlerine karşı mücadelede kullanılan antiparaziter bir ilaç.

İngilizce Grommets Türkçe anlamı, Grommets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grommets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grummet : Takviye pulu. Çevirme kasa. Kasa. Yalıtma bileziği. İp halka. İpten halka. İlik. İpten yapılmış simit halkası.

Cringle : Halat matafyonu. İpten yapılmış simit halkası. Çevirme kasa. Bir yelken gıradinine halat bağlamak için kullanılan ilik veya ilmik halkası. Radansa.

Eyelet : Delik. İp geçirme deliği. Balıkgözü. Delik halka. Göz deliği. Göz. Küçük delik. Delik halkası. İplik rehberi gözü.

 

Grommet : Lastik rondela. Gromet. Soğukla donmuş. Çevirme kasa. Simit halkası. Halat simidi. Dondurularak korunan yiyecek.

Fastening : Tespit etme. Bağ. Kapı yada pencere kilidi. Toka. Bağlama (bir şeyi vb). Mandal ya da sürgü. Bağlanma. Tutturma. Bağlama. Kapı ya da pencere kilidi.

Fastener : Bağlayıcı. Mandal. Tutturucu. Bağlayıcı şey. Bağlaç. Raptiye. Toka. Çıtçıt. Fermuar. Kopça.

Fixing : Düzeltme. Dikme. Su ürünleri yetiştiriciliği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tutturma. Tamir etme. Açındırma sonunda, ışıklanmamış gümüş bromürün ortadan kaldırılarak resmin ışıktan etkilenmemesini sağlama. Fiksaj (fotoğrafçılık terim). Uyma. Teçhizat.

Loop : İlmik yapmak. Döngü. Bilgisayar, bilişim, gitar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Düğüm. Takla. Kavis. İlmiklemek. İlmeklemek. Döngü (bilişim veya bilgisayar terimi). Mikrobiyolojik ekim, preparat hazırlama ve izolasyon işlemlerinde kullanılan, uç tarafı yuvarlatılmış platin telden oluşan metal çubuk.

Holdfast : Kanca. Delikli tespit çivisi. Destek. Bir şeyi yerinde tutan bir alet. Çengel. Mengene. Tutan şey. Kenet. Tutma aleti. Sabit nokta kazık grubu.