Grows türkçesi Grows nedir

Grows ile ilgili cümleler

English: Ali grows all the vegetables he eats.
Turkish: Ali yediği tüm sebzeleri yetiştirir.

English: A sharp tongue is the only edged tool that grows keener with constant use.
Turkish: Keskin bir dil sürekli kullanımla keskinleşen tek kenarlı bir araçtır.

English: A mustache grows on the upper lip.
Turkish: Bıyık üst dudakta çıkar.

English: Ali grows his own vegetables.
Turkish: Ali kendi sebzelerini yetiştiriyor.

English: Ali doesn't eat anything except the vegetables that he grows himself.
Turkish: Ali kendi büyüttüğü sebzeler hariç hiçbir şey yemez.

Grows ingilizcede ne demek, Grows nerede nasıl kullanılır?

Outgrows : Daha çabuk büyümek. Geçmek. -den daha çabuk büyümek. Elbiseye sığmamak. Sığmamak. Elbiselere sığmamak. Büyümek. İçin fazla büyümüş olmak. Küçük gelmek. -den vazgeçmek (büyüyünce).

Overgrows : Çok büyümek. Fazla büyümek. Çabuk büyümek. Sığmamak. Birbirini örtecek derecede büyümek (bitkiler). Küçük gelmek. Kaplamak. Sarmak.

Regrows : Yeniden büyümek.

Grow a beard : Sakal bırakmak.

Grow away from : İle ilişkileri azalmak. İlişkisi bozulmak. (arkadaş vb) ayrılmak. Bağları kopmak. Soğumak. Yakınlığını azaltmak. Ayrı yaşamak. Büyüyüp sığmamak. Arası açılmak. Uzaklaşmak.

 

Grow up : Büyümek. Boy atmak. Büyü. Gelişmek. Olgunlaşmak. Meydana gelmek. Palazlanmak. Yetişmek. Büyü de gel. Vuku bulmak.

Ill weeds grow apace : Acı patlıcanı kırağı çalmaz.

Grow old : Kartlaşmak. Saçı başı ağarmak. Farımak. Kocalmak. İhtiyarlamak. Kocamak. Yaşlanmak. Yıpranmak. Eskimek.

Grow out of : Büyüyüp vazgeçmek (kötü bir şeyden). Zamanla kaybolmak. Kabına sığmamak. Çıkmak. Doğmak. Büyüyüp sığmamak. -den kaynaklanmak. Çok büyümek. Oluşmak. Olgunlaşıp vazgeçmek (kötü bir şeyden).

Grow on : Alışılmak. Sevilmeye başlamak. Sarmak.

İngilizce Grows Türkçe anlamı, Grows eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grows ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Turn : Yöneltmek. Döndürmek. Dönüş. Devirmek. Dönme. Dönmek. Sürpriz. Dönemeç. Devir. Ekşimek.

Mushroom : Mantar gibi bitmek. Türedi. Türemek. Hızla çoğalmak. Mantar. Hızla büyümek. Yayılmak. Göbelek (halk dili). Mantar gibi çoğalmak. Mantar gibi büyümek.

Been : Mal olmak. Be. Bulunmak. Var olmak. Tutmak (para). Anlamına gelmek. Durmak.

Blossomed : Bahar açmak. Çiçeklenmek. Canlanmak. Açılmak. Gelişmek. Çiçek açmak. Çiçek vermek. Serpilmek.

Accretes : Katılımlarla büyümek. Birleşmek. Yapışmak. Eklemek. Artmak.

Climb : Tırmanmak. Tırmanma. Aşama kaydetmek. Çıkmak. Tırmanış. Yükselmek. Güçlükle çıkmak. Yokuş. Sarılarak tırmanmak.

Alters : Değişiklik yapmak. Değiştirmek. Başkalaşmak. Hadım etmek (hayvan). Kısırlaştırmak. Başkalaştırmak.

 

Increase : Artmak. Çoğaltmak. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Artırmak. Zam yapmak. Arttırmak. Artma. Yükselmek. Eder artırımı.

Stand head and shoulders above : -den çok daha iyi olmak. Kat kat önde olmak. Daha iyi olmak. Fersah fersah önde olmak. -den çok üstün olmak. Üstün gelmek.

Changes : Aktarmak. Dönüşmek. Bozdurmak. Üzerini değişmek. Bozmak. Takas etmek. Değiş tokuş etmek. Değiştirmek.

Grows synonyms : grow over, breed, amount to, go, thrive, becoming, accruing, transforms, transformed, branch, chop about, turn into, accreted, cultivate, become like, be in a state of flux, bred, ramify, burgeon, be of, amending, be present, accrete, alter, civilising, augment, prove, cultivating, cultivates, became, stretch, develop, be.

Grows zıt anlamlı kelimeler, Grows kelime anlamı

Stay : Kalış. Bastırmak (açlığı). Geciktirmek. Dayanmak. Oyalanmak. Erteleme. Sürdürüp tamamlamak. Durdurmak. Geçiştirmek. Bastırmak.

Decrease : Eksiltmek. İnmek. Eksilme. İnişe geçmek. Azaltmak. Küçültmek. Eksiltme. Azalmak. Küçülmek. Düşmek.

Shorten : Kısmak. Yağ katarak kıvamına getirmek (un). Kısalmak. Azaltmak. Azalmak. Yağ katarak kıvamına getirmek (un vb.). Yelkeni sarıp küçültmek. Kasılmak. Kısaltmak.

Grows antonyms : shrink.