Grup 77 nedir, Grup 77 ne demek

Grup 77; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Temel uluslararası iktisadi sorunları tartışmak, ortak iktisadi çıkarları savunmak ve Güney ülkelerinin kalkınmasını gerçekleştirmek amacıyla bağlantısız ülkeler hareketinin siyasi erekleri doğrultusunda 15 Haziran 1964 yılında Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansının birinci oturumu sonrasında hazırlanan ortak bildiriye imza koyan yetmiş yedi gelişmekte olan ülkenin oluşturduğu grup. Bağlantısız ülkeler hareketi ile Grup 77 arasında işbirliği ve eşgüdüm sağlamak amacıyla 1994 yılında Ortak Eşgüdüm Komitesi kurulmuştur. karşılığı birinci kalkınma on yılı.

Grup 77 anlamı, kısaca tanımı

Grup : Küme. Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu. Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip. Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü

Birleşmiş milletler ticaret ve kalkınma konferansı : Birleşmiş Milletler Örgütü bünyesinde, az gelişmiş ülkelerin dış ticaret hadlerinin giderek bozulması, dış borç ve dış ödemeler dengesi sorunlarının ağırlaşması üzerine ilk kez 1964 yılında Cenevre’de toplanan ve konferanslar şeklinde çalışılarak çözüm önerilerinin geliştirildiği bir tartışma ortamı.

 

Bağlantısız ülkeler hareketi : Bağlantısız ülkelerin sömürgeciliğin kaldırılması, egemen bir ülkenin içişlerine karışmama, barış içinde yaşama ve Birleşmiş Milletlerin güçlendirilmesi gibi ilkeler doğrultusunda 1961 yılında oluşturdukları hareket.

Birinci kalkınma on yılı : Az gelişmiş ülkelere uygun koşullarda kredi olanağı yaratmak, bu ülkelerin dışsatım malları fiyatlarında istikrar sağlayıcı önlemler almak, hammadde kaynaklarından az gelişmiş ülkelerin daha büyük bir gelir payı almalarını sağlamak amacıyla 1960’lı yıllarda, az gelişmiş ülkelerin baskıları sonucunda, Birleşmiş Milletler Örgütü tarafından ilan edilen dönem. karşılığı ikinci kalkınma on yılı.

Bağlantısız ülkeler : Bağlantısızlık siyaseti izleyen ülkeler, bloksuz ülkeler.

Gerçekleştirmek : Gerçek duruma getirmek, yapmak, ortaya koymak.

Güney ülkeleri : Coğrafi olarak genellikle dünyanın güney yarım küresinde yer almaları nedeniyle az gelişmiş ülkelere verilen ortak ad.

Gerçekleştirme : Gerçekleştirmek işi, realizasyon.

Uluslararası : Çeşitli milletlerin arasında yapılan, milletlerin arasında çok yönlü ilişkilerle ilgili olan, milletlerarası, beynelmilel, enternasyonal.

Bağlantısız : Aralarında bağlantı bulunmayan, irtibatsız, rabıtasız, angajmansız. Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka bağlı olmayan (ülke), bloksuz.

Konferans : Topluluğa bir konuda bilgi vermek amacıyla yapılmış olan konuşma. Uluslararası bir sorunun çözülmesi için yapılmış olan toplantı.

 

Tartışmak : Bir konu üzerinde, birbirine ters olan görüş ve inançları karşılıklı savunmak. Güreşte karşı karşıya durum alıp elle birbirini yoklayarak rakibin zayıf yanlarını aramak. Karşılıklı ağır sözler söyleyerek çekişmek, münakaşa etmek.

İktisadi : Ekonomik.

Kalkınma : Kalkınmak işi. İyileşme, şifa bulma.

Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Elde etmek, sahip olmak.

Tartışma : Birbirine karşıt düşünceleri karşılıklı savunma. Karşılıklı ağır sözler söyleyerek yapılmış olan çekişme, atışma, ağız dalaşı, dil dalaşı, dil kavgası, ağız kavgası, münakaşa. Bir sorun üzerine sözle veya yazılı olarak karşılıklı, bazen de sertçe savunma.

Bağlantı : İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki, irtibat, bağlanak. İki şey arasında ilişki sağlayan bağ. Yapılacak işle ilgili sözlü veya yazılı anlaşma, angajman.

Savunmak : Herhangi bir saldırıya karşı koymak, saldırıya karşı korumak, müdafaa etmek. Hareket veya düşünceyi söz ve yazı ile doğru, haklı göstermeye çalışmak. Futbolda bir takım kendi kalesini korumak için oyun süresince çaba göstermek. Yapılan bir suçlamaya veya ithama karşı kendi haklı gösterecek sebepler ileri sürmek. Bir kişiyi desteklemek, ona arka çıkmak.

Gelişmek : Büyüyüp boy atmak, yetişmek, neşvünema bulmak. İlerlemek, olgunlaşmak, genişlemek, inkişaf etmek. Şişmanlamak.

Doğrultu : Yön, istikamet. Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum. Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet. Tutulan, izlenen yol.

Diğer dillerde Grup 77 anlamı nedir?

İngilizce'de Grup 77 ne demek ? : the group of 77