Birinci kalkınma on yılı nedir, Birinci kalkınma on yılı ne demek

Birinci kalkınma on yılı; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Az gelişmiş ülkelere uygun koşullarda kredi olanağı yaratmak, bu ülkelerin dışsatım malları fiyatlarında istikrar sağlayıcı önlemler almak, hammadde kaynaklarından az gelişmiş ülkelerin daha büyük bir gelir payı almalarını sağlamak amacıyla 1960’lı yıllarda, az gelişmiş ülkelerin baskıları sonucunda, Birleşmiş Milletler Örgütü tarafından ilan edilen dönem. karşılığı ikinci kalkınma on yılı.

Birinci kalkınma on yılı kısaca anlamı, tanımı

Kalkın : Düzce şehrinde, Akçakoca ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi

Yılı : Yılkı, davar.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Birinci : Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.

Kalkınma : Kalkınmak işi. İyileşme, şifa bulma.

On : Dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 10 ve X rakamlarının adı. Dokuzdan bir artık.

Birleşmiş milletler örgütü : Dünya barış ve güvenliğini sağlamak, üye ülkeler arasında işbirliğini geliştirmek, iktisadi ve sosyal gelişmeye katkıda bulunmak ve bu ülkelerde refah düzeyini yükseltmek amacıyla 1945 yılında San Fransisko’da 51 ülkenin imzaladığı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi ile kurulmuş örgüt.

 

İkinci kalkınma on yılı : Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından, 1970’li yıllarda sanayileşmiş ülkelerin gayrisafi milli hasılalarının binde yedisini az gelişmiş ülkelere yardım olarak vermelerinin öngörüldüğü dönem. karşılığı birinci kalkınma on yılı.

Gelişmiş ülkeler : İktisadi kalkınmalarını tamamlamış, üretimin ileri teknolojiyle gerçekleştirildiği, yaşam standardının ve kişi başına gelirin yüksek olduğu ve özellikle sanayileşmiş ülkelerden ülkeler grubu. karşılığı birinci dünya ülkeleri.

Az gelişmiş : Gelişmesi gecikmiş olan. Eğitim düzeyi düşük kalmış, üretimi genel olarak ilkel tarıma dayanan, doğal kaynaklarını gereğince değerlendiremeyen (ülke).

Kaynaklar : Ortaklığın anamalı dışında kalan ve anamal gibi işlem gören varlıklarının (yedek akçe ve yabancı kaynaklar gibi) tümü. İzmir kenti, Buca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

İstikrar : Aynı kararda, biçimde sürme, kararlılık, stabilizasyon. Yerleşme, oturma, stabilizasyon. Ödemeler dengesinde, istihdamda düzen, stabilizasyon. Denge, stabilizasyon.

Gelişmiş : Gelişme gösteren, ümranlı.

Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Elde etmek, sahip olmak.

Yaratmak : Allah, olmayan bir şeyi var etmek. Olmasına, ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak. Zekâ, düşünce ve hayal gücünden yararlanarak o zamana kadar görülmeyen yeni bir şey ortaya koymak, yapmak.

Koşullar : Şerâit.

Hammadde : Üretim sürecinde kullanılan işlenmemiş her türlü madde.

İstikra : Tümevarım.

Yaratma : Yaratmak işi.

Diğer dillerde Birinci kalkınma on yılı anlamı nedir?

İngilizce'de Birinci kalkınma on yılı ne demek ? : first development decade