Gurak nedir, Gurak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İvecen, çabuk iş yapan.

Teknik terim anlamı:

Keklik avında içine kafesiyle birlikte keklik saklanan taş yığını. (Tokmacık Yalvaç Isparta).

Gurak anlamı, tanımı

Gura : Hindi. Toprak çorba çanağı. Arapça kökenli kur'a: kura. Hileci

Tokmacık : Isparta ilinde, Yalvaç ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Isparta : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Keklik : Sülüngillerden, güvercin büyüklüğünde, eti için avlanan, tüyü boz, ayakları ve gagası kırmızı renkte bir kuş (Perdrix). Alımlı, güzel kadın.

İvecen : Aceleci.

Yalvaç : Peygamber. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

Tokma : Çok yemekten olan mide ağrısı. Tarlaları ayıran sınır sırıkları arasından arabaların geçmesi için yapılan ilkel kapı.

 

Yalva : Körtavuk ya da meşetavuğu da denilen bir av hayvanı. Bıldırcın.

Yapan : Ardıç ve gomalak ağacının, yatay büyüyen dalları.

Yığın : Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe. Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle.

İçine : İçin edatı.

Kafes : Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme. Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper. Şimşirlik. Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme. Hapishane. Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer. Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti.

Çabuk : Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.

Birli : Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan. As (II).

Kafe : İçecek ve hafif yiyeceklerin satıldığı, bazılarında kapı önlerinde oturacak yerlerin bulunduğu ayaküstü yiyecek yerleri.

Yığı : Başağın taneli kısmı, taneleri. “Yığı etdik, yedik. İstenildiğinde kullanılmak üzere yığınlanmış bilgi.

Yapa : Ekinin, toprak üstündeki bölümü. Kırkılmış koyun yünü. Yapağı.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Diğer dillerde Gumborohastalığı anlamı nedir?

İngilizce'de Gumborohastalığı ne demek ? : gumboro disease