Had no doubt türkçesi Had no doubt nedir

  • Kuşkusu yoktu.
  • Belirsizlik içermiyordu.
  • Kararlıydı.

Had no doubt ile ilgili cümleler

English: I had no doubt that Tom would do what we asked.
Turkish: Tom'un istediğimizi yapacağından şüphem yoktu.

English: I had no doubts.
Turkish: Hiçbir şüphem yoktu.

Had no doubt ingilizcede ne demek, Had no doubt nerede nasıl kullanılır?

Had : Have fiilinin ikinci hali. Yapmak. Aldatmak. Sahip olmak. Kabul etmek. Elde etmek. Dolandırmak. Almak. Etmek. Olmak.

No : Olmaz. Gereksiz. Olumsuz karar. Artık değil. Ret. Sahne çerçevesinin iç yüzünde, yukarıda, sağ ve sol yanlardaki dizi ışıtaçların tümü. Hiçbir. Değil. Hayır. Olumsuz oy.

Doubt : Emin olmamak. İkna olmamak. -den kuşkulanmak. Şüphesi olmak. -den kuşku duymak. Kuşku. Zannetmemek. Kuşkulanmak. Güvenmemek. Şüphe etmek.

Had no answer : Cevapsız bıraktı. Çözüm bulamadı. Söylenecek bir şey bulamadı. Sözsüz bıraktı.

Had no clue : Fikri yoktu. İşaret yoktu. Tahminde bulunamıyordu. İpucu yoktu.

Had no more strength : Daha fazha fazla kuvveti yoktu. Güç toplayamadı. İçinde hiç güç kalmadı.

Had nothing to do : Zamanını alacak bir şey yoktu. Yapacak bir şey yoktu.

Had no time : Yeterince zamanı kalmadı. Zamanı yoktu.

Had no excuse : Haksızdı veya gerekçesizidi. Mazereti yoktu. Gerekçesi yoktu.

Had nothing to lose : Kaybedecek bir şeyi yoktu. Deneyerek bir şey risk etmedi. Umutsuzdu.