Halfway house türkçesi Halfway house nedir

  • İki kasaba arasındaki han veya otel.
  • Eski mahkumlar veya akıl hastaları veya uyuşturucu bağımlıları için rehabilitasyon merkezi.
  • Yolculuğun ortasında han veya dinlenme yeri.
  • Uzlaşma.
  • Eski suçlular için rehabilitasyon merkezi.
  • Eski suçluları rehabilite etme merkezi.
  • Başarıya giden yolun yarısı.
  • İkisinin ortası.

Halfway house ingilizcede ne demek, Halfway house nerede nasıl kullanılır?

Halfway : Orta noktaya doğru. Tamamlamadan. Ortada. Yarı yolda. Yarı yolda bulunan (yer). Yarı yolda bulunan. İşi bitirmeden. Yarı mesafede. Ortada yer alan. Yolun ortasında yer alan.

House : Barınmak. Ev halkı. Ev. Ev sağlamak. Barındırmak. Yerleştirmek. Kendi evine almak. Evde oturmak. Kodak. Konut.

Acceptance house : Takas odası. Kabul kredisi işlemi yapan banka. Kabul işlemleri kurumu. Akseptans kurumu.

Accepting house : Senetleri kabul eden mali müessese (ingiltere). Mal bedelinin, dışalımcı tarafından malın teslim alınmasından belirli bir süre sonra ödeneceğini satıcıya temin etmek üzere açılan ve lehdarın vereceği vadeli bir poliçenin banka tarafından kabulü biçiminde gerçekleşen bir tür akreditif. Kabul kredisi.

Adaptable house : Değişik gösteriler ve amaçlar için kullanılabilen, seyir yeri biçiminin değiştirilmesiyle değişik oyun alanları elde edilebilen salon. Değişken seyir yeri.

 

Adobe house : Kerpiç ev.

İngilizce Halfway house Türkçe anlamı, Halfway house eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Halfway house ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Middle way : İkisi ortası.

Agreements : Sözleşme. Kontrat. Anlaşma. Antlaşma. İttifak. Pakt. Uyma. Aynı fikirde olma. Kabul etme. Razı olma.

Bargains : Teklif (pol.). Değiş tokuş etmek. Uyuşmak. Kelepir. Pazarlık. Pazarlık etmek. Karşılık (pol.). Anlaşmak. Teklif.

Arrangement : Ayarlama. Aranjman (çiçek için). Tanzim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sözleşme. Aranjman. Belirli bir amaçla yazılmış müzik yapıtını, başka bir amaçla kullanılabilecek biçimde yeniden hazırlama. Bir müzik parçasını yeni bir düzen içinde yeniden kurma, işleme. Düzen.

Assent : Anlaşmaya varmak. Onamak. Onaylamak. Kabul etmek. Kabul. Rıza. Tasvip etmek. Razı olmak. Anlaşmak. Onay.

Giving and taking : Al gülüm ver gülüm. Karşılıklı fedakarlık. Fikir alışverişi.

Compromise : Uzlaşmak. Taviz. Tutum, görüş, kanıların birbirine uygun düşmesi ya da yaygın kalıplarla bağdaşması. Ödünleşmek. Bireylerin ya da toplumsal kümelerin, toplumsal değerlerin paylaşılmasında karşılıklı ödünlerle aralarında bir anlaşmaya varmaları. Anlaşmak. Anlaşmaya varma. Riske atmak. Gölge düşürmek. Şerefini tehlikeye atmak.

Middle of the road : Sıradan. Ilımlı politika yanlısı. Çoğunluğun görüşünü paylaşan. Ilımlı. İkisi ortası.

Conciliations : Gönlünü alma. Arabuluculuk. Barıştırma. Gönül alma. Yatıştırma. Uzlaştırma. Sakinleştirme. Ödeme.

Middle ground : İkisi ortası.

Halfway house synonyms : arbitrement, conciliation, convention, accommodation, accordance, agreement, bargain, give and take, come to an arrangement, betwixt and between.