Halime nedir, Halime ne demek

Halime; İsim, Yerleşim Merkezi alanlarında kullanılan bir terimdir.

Halime isminin anlamı, Halime ne demek:

Yumuşak huylu, sert olmayan. Halime ismi; Arapça kökenli olup bir Kız ismidir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Şanlıurfa şehri, Çamlıdere nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Halime ile ilgili Cümleler

  • Beni bu kadar zorlama. Kendi halime bırak da işleri yoluna koyayım.
  • Bilmiyorum. Bu benim ruh halime bağlı.

Halime hakkında bilgiler

Halime, İslam tarihindeki önemli kadın sahsiyetlerdendir. Müslümanların peygamberi Muhammed'in süt annesidir. O devirde Mekke'nin havası küçük çocuklara ağır geldiği için çocuklar süt annenin yanına veriliyordu. Halime ismi yumuşak huylu, başkalarının iyiliği için çalışan kimse anlamına da gelmektedir.

Halime anlamı, kısaca tanımı

Hali : Boş, ıssız, tenha. Halı. Ahali

Halim : Yumuşak huylu (kimse).

Şanlıurfa : Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Çamlıdere : Ankara iline bağlı ilçelerden biri.

Peygamber : İnsanlara Tanrı'nın buyruklarını bildiren, onları Tanrı yoluna, dine çağıran kimse, yalvaç, yalavaç, elçi.

Muhammedi : Müslüman.

Muhammed : [Bakınız: Muhammet].

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Müslüman : İslam dininden olan kimse, Muhammedî, Müslim, Müselman, mümin. Doğru, haktan ayrılmaz kimse. İslam dininin kurallarını yerine getiren kimse.

 

Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.

Çalışan : Çalışma işini yapan kimse. Bir iş yerinde ücret karşılığında görev yapan kimse, personel, eleman. Mardin şehrinde, Ömerli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Tarihi : Tarihsel. Tarihe geçmiş. Unutulmayan, anılma değeri olan.

Müslüm : Bir çeşit kumaş. [Bakınız: Müslim].

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Nahiye : Bucak. Bölge.

Gelmek : Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.

 

Önemli : Önemi olan, mühim, ehemmiyetli. Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Havas : Nitelikler, özellikler. Kendilerini halktan ayrı ve üstün sayan, kendilerinde bir tür ayrıcalık gören kimseler, avam karşıtı. İleri gelenler, seçkinler. Duyumlar, duygular.

İslam : Müslümanlık.

Diğer dillerde Haliklar sığırı anlamı nedir?

İngilizce'de Haliklar sığırı ne demek ? : haliklar cattle