Havayuvarı nedir, Havayuvarı ne demek

Havayuvarı; Coğrafya alanında kullanılan bir sözcüktür.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Yeryuvarını kuşatan çeşitli gaz ve katmanlardan oluşan örtü.

Havayuvarı anlamı, tanımı

Havay : Tahıl ölçeği. Bir tenekelik tahıl ölçeği

Havayuvar : Yeryuvarı çevreleyen gaz karışımı.

Hava : Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Keyif, âlem. Müzik parçalarında tür. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Esinti. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Gökyüzü. Çekicilik. Tarz, üslup. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Çevreyi kuşatan boşluk.

Havayuvarı basıncı : Havayuvarının yeryüzüne yaptığı, milibar birimi ile ölçülen ağırlığı.

Havayuvarı dağıtması : Havanın ışığı dağıtması olayı.

Havayuvarı dolaşımı : Hava yığınlarının yüksek ve alçak basınç alanları üzerinde ve bu alanlar arasında bağlantılı olarak düşey ve yatay yönlerde yer değiştirmesi.

Havayuvarı etkenleri : Havayuvarında oluşan, rüzgâr, yağış, sıcaklık ve sıcaklık ayrımı gibi yeryüzünün biçimlenmesinde payı olan dışgüçlerin tümü.

 

Havayuvarı ıslıkları : Havayuvarının elektro-mağnetik dalgalara yaptığı bozucu etki yüzünden alıcılarda duyulan ıslıklar.

Havayuvarı katmanı : Sıcaklık, yoğunluk gibi özellikleri bakımından birbirlerinden farklı olan, çeşitli yüksekliklerdeki hava katlarından her biri.

Havayuvarı suyu : Havada bulunan ya da havada türeyen gaz, sıvı, katı durumda bulunan su.

Yeryuvarı : [Bakınız: yeryuvarlağı]. Güneş dizgesinde, Güneş'e uzaklık sırasıyla üçüncü gezegen. Yer yüzeyindeki eşit potansiyelli yüzey. (Bütün yeri kapladığı düşünülen denizin yüzeyi olup, bu yüzeyde biçim her yerde 90° lik bir açı yapar.).

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Katman : Birbiri üzerinde bulunan yassıca maddelerin her biri, tabaka. Altında veya üstünde olan kayaçlardan gözle veya fiziksel olarak az çok ayrılabilen, kalınlığı 1 santimetreden az olmayan tortul kayaç birimi, tabaka. Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan her biri, tabaka.

Katma : Katmak işi, ilhak. Kıldan ya da yünden yapılmış ip. Katılmış, eklenmiş, ulanmış, munzam.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Örtü : Örtmek için kullanılan şey, vualet. Yapılarda çatı, dam.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Gaz : Tül. Sindirim borusunda, ağızdan yutulan hava ile mayalanma sonucu oluşan uçucu maddelerin karışması. Doğal gaz. Gaz yağı. Gaz lambası. Normal basınç ve sıcaklıkta olduğu gibi kalan, içinde bulunduğu kabın her yanına yayılma ve bu kabın iç yüzeyinin her noktasına basınç yapma özelliğinde olan akışkan madde.

 

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Havayuvarı anlamı nedir?

İngilizce'de Havayuvarı ne demek ? : atmosphere