Have a blast türkçesi Have a blast nedir

  • Eğlenceli zaman geçirmek.
  • Çok eğlenmek.
  • İyi zaman geçirmek.
  • Harika zaman geçirmek.
  • Hoş zaman geçirmek.

Have a blast ile ilgili cümleler

English: They'll have a blast.
Turkish: Onlar çok eğlenecek.

Have a blast ingilizcede ne demek, Have a blast nerede nasıl kullanılır?

Have : Zorunda olmak. Yapmak. Kabul etmek. Malik olmak. Dolandırmak. Etmek. Aldatmak. Almak. Elinde bulunmak. Yaptırmak.

A : Atom ağırlığı. Amperin simgesi. La (müzik terimi). Bir. Miktar belirtir. (herhangi) bir. Argonun simgesi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. En yüksek not. Herhangi bir.

Blast : Kavurmak (soğuk). Kavurmak (soğuk veya sıcak bitkiyi). Yıkmak. Büyük patlama. Lanet etmek. Beddua etmek. Bangır bangır çalmak. Havaya uçurmak. Tahrip etmek. Kavurmak (bitki).

Have a baby : Bebeği olmak. Çocuk sahibi olmak. Doğurmak.

Have a bad name : Kötü şöhreti olmak. Adı çıkmış olmak.

Have a bad night : Kötü bir gece geçirmek.

Have a ball : Güzel zaman geçirmek. Çok eğlenmek. İyi eğlenceler. Balomuza gelin. Çok iyi vakit geçirmek. Güzel eğlenmek. Çılgınca eğlenmek.

Have a bash at : Bir denemek. Girişmek. El atmak.

Have a bearing on : Bir şeyden etkilenmek. İle ilgisi olmak. Bir şeyle ilgisi olmak. Bir şeyin etkisinde olmak. Etkilemek. Bir şeyle ilgili olmak.

Have a bad time : Çok sıkıntı çekmek. Eğlenmedi. Kötü zaman geçirmek. Kötü vakit geçirdi. Sıkıcı zaman geçirdi.

 

İngilizce Have a blast Türkçe anlamı, Have a blast eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have a blast ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Have a grand time : Fazlasıyla eğlenmek.

Have a good time : İyi vakit geçirmek. Safa sürmek. Hoşça vakit geçirmek. Sefa sürmek. İyi eğlenceler. Gülüp oynamak. Gününü güzel geçirmek. Eğlenmek.

Have a ball : Güzel zaman geçirmek. Çok iyi vakit geçirmek. Çılgınca eğlenmek. İyi eğlenceler. Balomuza gelin. Güzel eğlenmek.

Have a glorious time : Çok mutlu olmak.

Have a whale of a time : Çok iyi vakit geçirmek.

Have a field day : Felekten bir gün çalmak. Bir şeyi kutlamak. Bayram etmek. Hoşça vakit geçirmek. Çok iyi zaman geçirmek.

Have a great time : Hoş vakit geçirdi. Çok hoş zaman geçirdi. Hoşça zaman geçirmek. İyi vakit geçirmek. Çok eğlendi.

Have a whale of time : İyi vakit geçirmek.

Have a blast synonyms : have a rare time.