Have a break türkçesi Have a break nedir

  • Ara vermek.
  • Teneffüse çıkmak.
  • Mola vermek.

Have a break ile ilgili cümleler

English: I have a breakfast meeting at 7:30.
Turkish: 7.30'da kahvaltı toplantım var.

Have a break ingilizcede ne demek, Have a break nerede nasıl kullanılır?

Have : Etmek. Bulunmak. Elinde bulunmak. Olmak. Zorunda olmak. Almak. Elde etmek. -si olmak. Dolandırmak. Buyurmak.

A : Argonun simgesi. En yüksek not. Bir. Pek iyi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. (herhangi) bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Miktar belirtir. La (müzik terimi). Belirli bir tür veya nitelikteki.

Break : İhlal etmek. Ara vermek. Patlamak. Ağarmak. Kırılma. Yarmak. Yıkmak. Tutmamak. Kırmak. Söylemek.

Have a baby : Çocuk sahibi olmak. Bebeği olmak. Doğurmak.

Have a bad name : Kötü şöhreti olmak. Adı çıkmış olmak.

Have a bathroom : Yıkanmak. Banyo yapmak.

Have a bearing on : Bir şeyin etkisinde olmak. Etkilemek. Bir şeyden etkilenmek. Bir şeyle ilgisi olmak. İle ilgisi olmak. Bir şeyle ilgili olmak.

Have a bad night : Kötü bir gece geçirmek.

Have a bad time : Eğlenmedi. Kötü zaman geçirmek. Sıkıcı zaman geçirdi. Çok sıkıntı çekmek. Kötü vakit geçirdi.

Have a bash at : El atmak. Girişmek. Bir denemek.

İngilizce Have a break Türkçe anlamı, Have a break eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have a break ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Intermitted : Tatile girmek. Kesilmek. Bir zaman için stop etmek veya durdurmak. Bir süre kesilmek. Tatil olmak. Durdurmak. Durmak.

Stop work : Paydos etmek.

Stop over : Bir müddet kalmak. Konaklamak.

Take a breather : Soluk almak. Soluklanmak. Biraz soluklan.

Lay over : Ertelemek. Sonraya bırakmak. Kaplamak.

Discontinue : Bırakmak. Arkası kesilmek. Kullanımdan kalkmak. Devam etmemek. Durdurmak. Vazgeçmek. Kesmek. Son vermek. Durmak. Sona ermek.

Discontinues : Durmak. Arkası kesilmek. Bitmek. Kullanımdan kalkmak. Devam etmemek. Vazgeçmek. Kesmek. Son vermek. Sona ermek.

Stop off : Uğramak. Konaklamak. Yolculukta durmak. Bir yerde durmak. (yolculukta) durmak.

Intermitting : Kesilmek. Durmak. Tatil olmak. Durdurmak.

Discontinued : Durdurmak. Sona ermek. Artık üretilmeyen. Bırakmak. Baskısı tükenmiş. Son vermek. Sonlanmış. Kesmek. Devam etmemek.

Have a break synonyms : break, interrupt, give a break, intermits, discontinuing, interrupts, remits, interrupting, intermit, adjourns, adjourn, take a break, remit, rests, breaks, have a slack, pause, rest.