Have a nap türkçesi Have a nap nedir

Have a nap ile ilgili cümleler

English: After lunch, they usually have a nap.
Turkish: Öğle yemeğinden sonra genelde şekerleme yaparlar.

English: I cannot have a nap at the office.
Turkish: Ben ofiste şekerleme yapamıyorum.

English: I am going to have a nap.
Turkish: Şekerleme yapacağım.

English: May I have a napkin, please?
Turkish: Bir peçete alabilir miyim, lütfen?

English: I have a nap almost every day.
Turkish: Neredeyse her gün kestiririm.

Have a nap ingilizcede ne demek, Have a nap nerede nasıl kullanılır?

Have : Göz yummak. Buyurmak. Etmek. Kabul etmek. Dolandırmak. Yapmak. Malik olmak. Yaptırmak. Sahip olmak. -si olmak.

A : Amperin simgesi. Pek iyi. La (müzik terimi). Bir. Atom ağırlığı. Herhangi bir. En yüksek not. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Belirli bir tür veya nitelikteki. Argonun simgesi.

Nap : [#uyuklama Uyuklamak]. Şekerleme. Kestirmek. Faydalanmak. İçi geçmek. Kestirme. Kumaşı tüylendirmek (tekstil). Kısa uyku. Tüylendirmek (kumaş). Şardonlamak.

Have a baby : Bebeği olmak. Doğurmak. Çocuk sahibi olmak.

Have a bad name : Adı çıkmış olmak. Kötü şöhreti olmak.

Have a bash at : El atmak. Bir denemek. Girişmek.

Have a bathroom : Yıkanmak. Banyo yapmak.

Have a bash : İlk defa denemek. Teşebbüs etmek. İlk kez denemek. El atmak. Bir denemek. Girişmek.

 

Have a bad record : Kötü tanınmak. Kötü şöhreti olmak.

Have a bearing on : Bir şeyle ilgili olmak. Bir şeyden etkilenmek. İle ilgisi olmak. Bir şeyin etkisinde olmak. Etkilemek. Bir şeyle ilgisi olmak.

İngilizce Have a nap Türkçe anlamı, Have a nap eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have a nap ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nap : Faydalanmak. Kısa uyku. İçi geçmek. Kestirme. Tüylendirmek (kumaş). Tüylendirmek. Uyuklamak. Kumaşı tüylendirmek (tekstil).

Conjectured : Sanı. Zannetmek. Varsayı. Tahmine dayalı fikir. Kestirim. Sanmak. Hipotez. Varsaymak. Tahmin etmek.

Figure on : Göz önünde tutmak. Ummak. Hesaba katmak. Planlamak. Güvenmek. Hesap etmek.

Conjectures : Zannetmek. Tahmine dayalı fikir. Hipotez. Varsaymak. Tahmin etmek. Varsayım. Sanı. Sanmak. Varsayı. Kestirim.

Drowsed : Ayakta uyumak. Uyutmak. Pineklemek. Uyuklamak. Uyuklama. Uyku getirmek.

Catnap : Tavşan uykusu. (uyku) kestirmek. Kısa hafif uyku. Kestirme. Şekerleme.

Dozes : Kestirme. Pineklemek (argo terim). Şekerleme. Imızganmak. Hafif uyku. Uyuklama. Pineklemek. Uyuklamak.

Candying : Şekerleme haline getirmek. Şekerleme. Çikolata. Kristallenmek. Şeker. Kristalleşmek. Şerbet içinde kaynatmak. Şerbet. Şekerlemek.

Doze : Imızganmak. Hafif uyku. Uyuklamak. Pineklemek (argo terim). Uyuşukluk. Uyuklama. Pineklemek. Kestirmek (argo terim).

Drowse : Uyuklamak.

Have a nap synonyms : conjecture, estimate, conjecturing, have forty winks, catch forty winks, drowses, kip, have a snooze, lie down, estimates, naps, snooze, candy, dozed, cause to cut, estimating, catnaps, forecast.