Heaps türkçesi Heaps nedir

Heaps ile ilgili cümleler

English: Nobody considers Tom a cheapskate.
Turkish: Hiç kimse Tom'u bir pinti olarak düşünmüyor.

English: Don't be a cheapskate.
Turkish: Bir cimri olma.

Heaps ingilizcede ne demek, Heaps nerede nasıl kullanılır?

Heaps and heaps : Büyük miktarda. Yığınlar. Yığın üstüne yığın. Yığın yığın. Kümeler.

Heaps better : Çok daha iyi.

Heaps of : Kıyamet gibi. Yığınla. Sürü. Öbek öbek. Bir sürü. Çok.

Heaps of money : Para yığınları. Tonlarca para. Çok para. Yığın yığın para.

Heaps of time : Uzun süre. Çok zaman.

Heap of junk : Hurda yığını. Külüstür.

Heap clouds : Sütun şeklinde düşük kabarık bulutlar. Tepeli bulutlar. Küme bulutlar.

Heaps of times : Çok kere. Çoğu zaman. Sayısız defa. Çok kez. Defalarca.

Dustheaps : Toz yığını. Süprüntü yığını. Çöplük yığını. Çöp yığını. Terk etme. Bakımsızlık. Savsaklama. Hiçe sayma.

Cheapskate : Beleşçi. Üçün beşin hesabını yapan. Pinti. Paragöz. Eli sıkı kimse. Cimri veya pinti tip. Cimri. Avantacı kimse.

İngilizce Heaps Türkçe anlamı, Heaps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heaps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Charge : Ödetmek. Harç. Üzerine atmak. Vazifelendirmek. Taarruz. Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı. Çevresinde kıvıl alan yaratan, artı ya da eksi alabilen temel tanecik özelliği, niceliği. Doldurmak. Resmi dairelerde görülen hizmet karşılığı olarak iş sahibinden alınan para. İtham etmek.

Ascribes : Vermek. Ayırmak. -e yormak. İsnat etmek. Atfetmek. Yakıştırmak. Üstüne atmak. Yormak. Hamletmek.

Pile : İstif etmek. Yığın haline getirmek. Yığıl. Servet. Yığınla. Kazık döşemek. Kazık çakmak. Ölçekleme yordamında değişik sınarların, ölçek konumlarını belirlemek üzere yargıcılarca içine sokulduğu küme. İstiflemek. Direk.

Mounded : Tümsek yapmak. Höyük. Toprak yığını. Dağ. Tepecik. Tümsek. Tepecikler yapmak. Yığın. Toprak set.

Lumps : Topak. Topaklar. Şişlik. Ahmak. Öbekler. Yığın. Parça. Yumru.

Download : Karşıdan yükle. Karşıdan yükleme durumu. Karşıdan indirmek. Dosyaları bir modem aracılığıyla uzak bir bilgisayardan kopyalamak. Yükleme. İndirme. İndirmek. Karşıdan yüklemek.

Rafts : Büyük miktar. Yığın. Sal.

Burden : Sıkıntı çektirmek. Yüklenmek. Zorunluluk. Yük taşıma. Yük. Ağır yük. Ağırlık. Sırtına yüklemek. Sorumluluk.

Gobs : Denizci er. Küme. Bahriyeli. Ağız. Fıska. Denizci. Tükürük. Pıhtı. Gemici. Kütle.

Heaping : Silme. Dopdolu. Taşmak üzere. Tepeleme.

Heaps synonyms : large indefinite quantity, large indefinite amount, abounding, burdening, loads, burdens, affluents, downloads, burdened, group, a raft of, mounding, embark, above, embarked, ascribe, affluent, downstream load, stacks, burthens, scads, lump, lashings, population, heap, a whale of, scores, a world of, heaped, a great deal, piles, a good deal, block quantization.