Hear from türkçesi Hear from nedir

  • -den ileti almak.
  • Haber almak.
  • (mektup vb ile) haber almak.

Hear from ile ilgili cümleler

English: Ali waited to hear from Mary.
Turkish: Ali Mary'den haber almayı bekledi.

English: Ali can expect to hear from us by the end of the month.
Turkish: Ali gelecek ayın sonuna kadar bizden haber almayı bekleyebilir.

English: Ali hoped he might hear from Mary.
Turkish: Ali Mary'den haber alabileceğini umuyordu.

English: Ali is waiting to hear from me.
Turkish: Ali benden haber bekliyor.

English: Ali wants to hear from you.
Turkish: Ali senden duymak istiyor.

Hear from ingilizcede ne demek, Hear from nerede nasıl kullanılır?

Hear : Yargılamak. İşitmek. Mektup almak. Haber almak. Dinlemek. İfadesini almak. Öğrenmek. Onaylamak. Dava görmek. Kulak vermek.

From : Nedeniyle. İtibaren. -den ötürü. -den. Yüzünden. (bir yer)den. Den. Dan. Bir farkı gösterir. -dan.

Hear a case : Muhakeme etmek. Davaya bakmak.

Hear a pin drop : Sinek uçsa duymak.

Hear a shot : Silah sesi işitmek.

Hear about : Haberi olmak. Haberdar olmak. Duymak. Bilmek. Haberini almak.

İngilizce Hear from Türkçe anlamı, Hear from eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hear from ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Learns : Öğrenmek.

 

Larn : Uzmanlık kazanmak. Öğrenmek. Bilgi edinmek.

Hear : İşitmek. Dikkatle dinlemek. Duymak. Onaylamak. Mektup almak. Dava görmek. Kulak vermek. Dinlemek. Öğrenmek.

Hears : İşitmek. Kulak vermek. Yargılamak. Dava görmek. Onaylamak. Mektup almak. Dinlemek. Duymak. İfadesini almak.

Come to know : Öğrenmek. Duymak.

Getting wind of : Kokusunu almak. Haberdar olmak. Sezmek. -i öğrenmek. Kokusunu hissetmek. Kulağına gelmek. Duymak. Bilgi almak.

Get wind of : Duymak. Haberdar olmak. Kulağına gelmek. Kokusunu almak. Bilgi almak. -i öğrenmek. Sezmek. Kokusunu hissetmek.

Have news from : Bilgi almak.

Hearsing : Onaylamak. Duymak. Yargılamak. Mektup almak. Kulak vermek. Dava görmek. İşitmek. Öğrenmek.

Keep track : Kaydını tutmak. Kayıt tutmak (geçmiş olaylar veya eylemler hakkında olduğu gibi). Haberdar olmak. Kayıt tutmak.

Hear from synonyms : learnt.