Helicella nedir, Helicella ne demek

Helicella; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Helicellidae ailesinde bulunan, Avrupa’da küçük karaciğer kelebeği Dicrocoelium dentriticum’a ara konaklık yapan kara salyangozu cinsi.

Helicella anlamı, kısaca tanımı

Heli : Ceviz içi

Küçük karaciğer kelebeği : En çok 12 mm. uzunlukta olup, geviş getirenlerin, raslansal olarak insanların karaciğer safra yollarında yaşayan, saydam, mızrağımsı emicikurt; kumkelebeği. [Bakınız: karaciğer kelebeği].

Karaciğer kelebeği : Karaciğerde yaşayan kelebek türlerinin genel adı. a. bk. büyük karaciğer kelebeği, küçük karaciğer kelebeği. İlkel solucanlardan, yassı solucanlar (Platyhelminthes) sınıfının, trematodlar (Trematodes) takımından, büyük karaciğer kelebeği (Distomum hepatica) ve küçük karaciğer kelebeği (D.lanceolatum) türleri koyun ve sığırların karaciğerlerinde yaşayan, kanşık ve uzun olan gelişmeleri iki ara konağı gerektiren bir cins. (Distomum) İlkel-kurtlardan yassıkurtlar (Plathelminthes) sınıfının trematodlar (Trematodes) takımına giren bir cins. Bunun büyük karaciğer kelebeği (D. hepatica) ve küçük karaciğer kelebeği (D. lanceolatum) türleri koyun ve sığırların karaciğerlerinde yaşar. İki ara konağı gerektiren gelişmeleri oldukça karışık ve uzundur.

 

Helicellidae : Stylommatophora alt takımında bulunan ve insanlarda enfeksiyona neden olan kimi trematodlara ara konaklık yapan kara salyangozu ailesi.

Dicrocoelium : Dicrocoeliidae ailesinde bulunan trematod cinsi.

Karaciğer : Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.

Salyangoz : Yumuşakçalardan, bahçelerin nemli yerlerinde yaşayan, sarmal kabuklu küçük hayvan (Helix).

Ara konak : Asalağın gelişme evreleri sırasında beslenip barındığı konaklardan herhangi biri, aracı, ara hayvan, ara konakçı. Parazitin içerisinde geliştiği, ancak seksüel olgunluğa ulaşmadığı konak.

Konaklık : Konak olmaya uygun yer. Konak kadar alınan yol.

Konaklı : Antalya şehri, Alanya ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Artvin kenti, Ardanuç ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Artvin ili, Arhavi ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Aydın ili, Bozdoğan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Batman kenti, Bekirhan nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Bursa ilinde, Görükle nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çorum şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Diyarbakır şehri, Çermik ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Düzce şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Erzurum kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Giresun ilinde, Alucra ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Gümüşhane kenti, Şiran ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Hatay kenti, Dörtyol belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. İzmir şehri, Ovakent nahiyesine bağlı bir bölge. Kastamonu ilinde, Çatalzeytin belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Mardin ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Niğde ili, Gölcük nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Ordu ili, Kumru belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Yozgat şehrinde, Şefaatli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

 

Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Salyan : Vergi. Tahsildar.

Kelebe : Kuyu dolabı. Dokuma aygıtında ipliği masuraya sarmaya yarayan araç, çıkrık. Ekin yüklenen arabaların arkasına konan iki ucu delikli tahta parçası. Değirmen oluğunun açılmaması için, oluğu sıkıştıran çıtalar. (Mudurnu Bolu).

Yapan : Ardıç ve gomalak ağacının, yatay büyüyen dalları.

Keleb : İplik çilesi. [Bakınız: kelep].

Cinsi : Cinsel.

Konak : Büyük ve gösterişli ev. Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. Araba veya hayvanla bir günde alınan yol. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Gözde oluşan ince tabaka. Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. Konakçı.

Salya : Ağızdan sızan tükürük.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Diğer dillerde Heliantin anlamı nedir?

İngilizce'de Heliantin ne demek ? : heianthin, methylorange