Hepatotoxic türkçesi Hepatotoxic nedir

  • Karaciğer hasarı oluşturan, karaciğer hücreleri için zehirli.
  • Karaciğer hücrelerine zehirli olan.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Hepatotoksik.

Hepatotoxic ingilizcede ne demek, Hepatotoxic nerede nasıl kullanılır?

Hepatotoxic encephalopathie : Hepatotoksik ensefalopati. Hepatoensefalopati.

Hepatotoxic jaundice : Karaciğer parenkim hücrelerinin zedelenmesi sonucu bilirubinin glukuronik asitle birleştirememesinden kaynaklanan kanda biriken bilirubinin deri ve mukozaların sarı renge boyanmasıyla biriken klinik ve patolojik bulgu, hepatohücresel sarılık, hepatosellüler sarılık, intrahepatik sarılık, intrahepatik ikterus, parankimatöz ikterus, toksik sarılık. Hepatotoksik sarılık.

Hepatotoxin : Karaciğer hücrelerini etkileyen zehir. Hepatotoksin. Karaciğer hücrelerine zehirli olan madde.

Ichthyohepatotoxin : İhtiyohepatotoksin. Bazı balıkların karaciğerinde bulunan zehir.

Hepatotoxemia : Hepatotoksemi. Karaciğerden kaynaklanan zehirlenme.

Hepatotherapy : Karaciğer hastalıklarının tedavisi. tedavi amacıyla karaciğer veya karaciğer özü kullanılması, hepatoterapi. Hepatoterapi. Karaciğer tedavisi.

İngilizce Hepatotoxic Türkçe anlamı, Hepatotoxic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hepatotoxic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Toxic : Kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Zehir. Ağılı. Zehirleyici. Bir canlı ya da cansız özdek üzerinde ağı etkisi yapan (özdek). Toksik. Zehirli. toksik maddeye bağlı olan. Zehirli.

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Batın. Karın. Abdomen. Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

 

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Hepatotoxic synonyms : abaxial, a band, a c syndrom, abdominal fat necrosis, abdominal palpation, abamectin, abattoir.

Hepatotoxic zıt anlamlı kelimeler, Hepatotoxic kelime anlamı

Nontoxic : Zehirli olmayan. Nontoksik. Toksik olmayan.