Heterogeneous goods türkçesi Heterogeneous goods nedir

  • Ayrışık mallar.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Özsel veya biçimsel olarak farklı ya da farklılaştırılmış mallar.

Heterogeneous goods ingilizcede ne demek, Heterogeneous goods nerede nasıl kullanılır?

Heterogeneous : Çoktürel. Ayrı cinsten veya değişik yapıda olan, değişik ögelerden oluşan. Farklı yapıda. Çok yapımlı. Yabani otlara karşı kullanılan öldürücü maddeler. Benzer olmayan unsurlardan oluşan. Çoklu türel. Değişik karakterlere veya yapılara sahip olma. Çokunsurlu. Heterojen.

Goods : Mamul. Yük. Gümrük mevzuatı kapsamında anılan her türlü madde. Eşya. Mal. Meta. Doyumsuzluk varsayımının geçerli olduğu, diğer bir deyişle daha çok malın daha azına tercih edildiği mallar. Gümrük sınırından geçirilen her türlü canlı, cansız nesne ve değer. Yapılan ya da üretilen, topraktan, sudan çıkartılan her türlü özdek. satılabilen bir yerden başka bir yere gönderilen sarmalama ya da sandıklama yoluyla depolara konulabilen ürünler. Mal mülk.

Heterogeneous capital : Belli bir üretim biçimi için özel olan ve alternatif üretim süreçlerine aktarılamayan farklı türlerdeki fiziksel sermaye. Ayrışık sermaye.

Heterogeneous catalysis : Tezgenin, tepkimenin içinde yer aldığı evreden başka bir evrede olması ile yapılan tezlendirme (örneğin, katı tezgen, gaziçi tepkimesi). Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Heterojen kataliz. Çoktürel tezlendirme. Çoktürel tezleştirme.

 

Heterogeneous computer network : Çoktürlü bilgisayar ağı. Farklı bilgisayarlar ağı. Türdeş olmayan bilgisayarlar ağı. Türdeş olmayan bilgisayar ağı.

Heterogeneous equilibrium : Heterojen denge. Çoktürel denge. Bir katı ile bir uçunun, bir sıvı ile bu sıvının doygun uçuğunun dengesi gibi iki ya da daha çok evreli dizgelerin ulaştığı denge dunumu. Ayrışık denge.

İngilizce Heterogeneous goods Türkçe anlamı, Heterogeneous goods eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heterogeneous goods ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

 

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Heterogeneous goods synonyms : a shift in supply, a change in demand, a shift in demand, a change in individual demand, abnormal budget, a shift in individual demand.