Heterotopic türkçesi Heterotopic nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Olmaması gereken bir yerde oluşmuş (bir organ veya doku).
  • Normalden başka bir yerde oluşan.
  • Heterotopik.
  • Heterotofik.

Heterotopic ingilizcede ne demek, Heterotopic nerede nasıl kullanılır?

Heterotopic polyodontia : Bir veya daha fazla dişin, diş kemerinin dışında, yanlış yerde biçimlenmesi. Heterotopik poliodonti.

Heterotopia : Bir dokunun normal dışı bir yerde bulunması. Organların veya dokuların normalden farklı bir yerde olması. Heterotopi. Heterotopluk. Bir organ veya dokunun olmaması gereken bir yerde oluşması. Bir dokunun olmaması gereken bir yerde oluşması.

Neuronal heterotopia : Nöron heterotopisi. Sinir hücre topluluklarının normalde olmaması gereken yerde bulunması. fetal yaşamda nöroblastların tamamlanmamış göçüne bağlı olarak biçimlenir.

Heterotallic : Heterotallik. Ayrı bitkiler üzerinde üremiş iki çeşit gametin durumu.

Heterotic : Heterotik.

Heterotransplantation : Değişik türe bağlı canlılar arasında yapılan doku aktarımı. bir hayvan türünden alınan doku parçasının farklı tür bir hayvana veya insana aktarılması. Heterotransplantasyon.

Heterotroph : Karbon ve azot kaynağı olarak organik maddeleri kullanabilen herhangi bir organizma. Dış beslek. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yanbeslek. Karbon ve azot kaynağı olarak organik maddeleri kullanabilen herhangi bir organizma. biyosentezde fotoheterotroflar birincil enerji kaynağı olarak güneş ışığını kullanırlar (bazı bakteriler ve kamçılılar gibi), kemoheterotroflar ise kimyasal reaksiyonlardan açığa çıkan enerjiyi kullanırlar (bütün hayvanlar, mantarlar, bakterilerin çoğu ve bazı parazit bitkiler gibi). Kendi besinini üretemediği için, gerekli organik maddeleri dışardan almak zorunda olan organizma. Yan beslek. Heterotrof. Enerjisini dışardan üretilmiş organik bileşimlerden alan organizma (biyoloji terimi). Dışbeslek.

 

Heterotropic enzyme : Heterotropik enzim. Substratından başka bir modülatörle etkinliği düzenlenen allosterik bir enzim.

Heterotransplant : Heterotransflant. Heterotransplant. Farklı bireyler arasında yapılan doku aşısı.

Heterotrophism : Dışbesleklik. Dış besleklik. Heterotrofizm. Heterotrofi. Yan besleklik. Bir organizmanın enerjisini dışardan üretilmiş organik bileşimlerden alması durumu (biyoloji terimi).

İngilizce Heterotopic Türkçe anlamı, Heterotopic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heterotopic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

 

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Heterologous : Farklı bir türden alınma ile ilgili. Heterolog. Farklı bir türden alınmaya özgü.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Abaxial : Eksen dışı. Abaksiyal. Eksendışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane. Kesimevi. Mezbaha.

Heterotopic synonyms : heterological, abdominal fat necrosis, abdominal distention, a c syndrom, abdominal ovariectomy, a c deformity, abdomen, abdominal palpation.

Heterotopic zıt anlamlı kelimeler, Heterotopic kelime anlamı

Analogous : Paralel. Andıran. Benzer. Yakın. Benzeşen. Analojik. Köken bakımından değişik olmakla beraber aynı görevi yapan yapılardan her biri. örnek: midye ve balık solungaçları gibi. Analog. Karşılaştırılabilir.

Homologous : Benzeşik. Müsavi. Türardışık. Homolog. Ch4 ve c2h6 gibi kimyasal bileşimleri birbirinden ch2 nin katlarınca ayrı olan ve benzer özellikler gösteren bir dizi bileşik. Türdeş. Benzer. Benzeyiş. Benzeş.

Autotrophic : İnorganik ortamlarda gelişebilen ve karbondioksiti karbon kaynağı olarak kullanabilen. Ototrofik. Kendibeslek. Ototrof. Kendi beslek. Öz beslenen. Hayatta kalabilmesi için gerekli bileşenleri bağımsız bir şekilde kendi üreten (biyoloji terimi). Kendi kendine beslene.