Hiperaktif nedir, Hiperaktif ne demek

Hiperaktif; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Aşırı etkin

Hiperaktif ile ilgili Cümleler

  • O hiperaktif.
  • Senin çocuk hiperaktif mi?
  • Ali hiperaktif.

Hiperaktif hakkında bilgiler

Aktivite artışı veya aşırı aktivite, birkaç durumda psikiyatrik anlam taşıyabilir. Oldukça ani başlayan bir aktivite artışının yanı sıra iyimserlik, coşkunluk, fevri davranışlar ve uyku ihtiyacında azalma, manik hastalıklarda tipiktir. Demanslı, özellikle Alzheimer hastalığından mustarip kişilerde bazen karakteristik bir amaçsız aşırı aktivite görülür. Örneğin, bir bavulu yerleştirip sonra boşaltmak, yahut tekrar tekrar aynı eşyanın tozunu almak gibi. Ama bu hastalarda genellikle hafıza bozukluğu ve gittikçe artan bir beceriksizlik de belirgindir. Ajitasyonda da amaçsız bir aşırı aktivite mevcuttur, ama bu hastanın gerilim ve korku duygularına sekonderdir.

Hiperaktif anlamı, kısaca tanımı

Hiper : Hiperoksitde olduğu gibi “aşırı”yı belirten Latince bir ön ek

Alzheimer hastalığı : Ön beynin bazı kısımlarındaki nöronların atrofisi ile ortaya çıkan ve yaşlı insanlarda sık görülen, hafıza kaybı ile tanınan sinirsel bir hastalık.

Beceriksizlik : Beceriksiz olma durumu, maharetsizlik.

Tekrar tekrar : Üst üste, ardı ardına.

 

Karakteristik : Bir kimse veya nesneye özgü olan (ayırıcı nitelik), tipik. Bir logaritmanın tam birimler anlatan bölümü.

Aşırı etkin : Yaşına göre çok daha fazla hareketli olan (kimse), hiperaktif.

Beceriksiz : Becerisi olmayan, usta olmayan, maharetsiz.

İyimserlik : Genellikle her düşünce ve işi iyi olarak değerlendiren bir tutum veya kişilik özelliği, nikbinlik, optimizm. İnsanlığın ilerlemesine, bütün durum ve şartların iyiye gideceğine inanan öğretilerin genel adı, optimizm. Her şeyi en iyi yanından gören, her durumda iyi bir çıkış yolu uman dünya görüşü, nikbinlik, optimizm.

Psikiyatri : Ruh ve sinir hastalıklarıyla, kişide görülen önemli uyumsuzlukları önleme, teşhis ve tedavi etmeyle uğraşan uzmanlık dalı.

Ajitasyon : Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

Yanı sıra : Birlikte. Yanında, beraberinde.

Psikiyatr : Psikiyatri ile uğraşan uzman.

Coşkunluk : Coşkunca yapılmış olan iş, cuşiş, cuşuhuruş.

Boşaltmak : Boş duruma getirmek. Dökmek, boca etmek. Gevşetmek, açmak. Kusmak. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak.

Sekonder : İkincil.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Mustarip : Muzdarip.

Boşaltma : Boşaltmak işi.

Gittikçe : Zaman ilerledikçe, gitgide, giderek.

Diğer dillerde Hiperakantozis anlamı nedir?

İngilizce'de Hiperakantozis ne demek ? : hyperacanthosis