Homogenous region türkçesi Homogenous region nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Birbirine yakın özelliklere sahip komşu türdeş alanlar grubu.
  • Türdeş bölge.

Homogenous region ingilizcede ne demek, Homogenous region nerede nasıl kullanılır?

Homogenous : Homojen. Türdeş. Her yeri aynı özelliği gösteren, homojen. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Benzer karakterlere veya yapıya sahip olan. Aynı cinsten. Aynı doğaya sahip. Bağdaşık. Benzer karakterlere ya da yapıya sahip olan. Benzeşik.

Region : Alan. Yakınlarda dört bir yan, bölge. Bölge. Memleket. Yöre. Mıntıka. İklim. Dar. Kesim.

Homogenous area : Türdeş alan. Sanayileşme derecesi, okur yazar oranı, kişi başına gelir gibi benzer iktisadi ve sosyal özelliklere göre sınıflandırılan alanlar.

Abdominal region : Miğde bölgesi. Karın bölgesi.

Acceptance region : Kabul bölgesi.

Adulam region : Adulam bölgesi. Negev'in (israil) kuzeybatı bölümdeki yer.

İngilizce Homogenous region Türkçe anlamı, Homogenous region eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Homogenous region ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

 

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Homogenous region synonyms : a change in demand, a type mutual funds, a shift in demand, a shift in supply, homogeneous region, a pass through certificate, abnormal budget.