Homogenous area türkçesi Homogenous area nedir
- Sanayileşme derecesi, okur yazar oranı, kişi başına gelir gibi benzer iktisadi ve sosyal özelliklere göre sınıflandırılan alanlar.
- Türdeş alan.
- İktisat alanında kullanılır.
Homogenous area ingilizcede ne demek, Homogenous area nerede nasıl kullanılır?
Homogenous : Bağdaşık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Benzeşik. Türdeş. Her yeri aynı özelliği gösteren, homojen. Benzer özellikli. Homojen. Benzer karakterlere veya yapıya sahip olan. Aynı doğaya sahip. Benzer karakterlere ya da yapıya sahip olan.
Area : Bodrum girişi. Bir araştırma evrenini sınırlayan uzamsal ya da yersel kesim. Bir tutanakta, özel bir veri türüne ayrılmış belirli bir bölge. en küçük mantıksal veri saklama birimi. Saha. Bir cismin, uzunluk birimi üstikisi ila ölçülen yüzeyi. Ülke yüzölçümü. Yüzölçümü. Yersel alan. Bilgisayar, bilişim, coğrafya, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yöre.
Homogenous region : Türdeş bölge. Birbirine yakın özelliklere sahip komşu türdeş alanlar grubu.
A service area : A yayın alanı.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Acting area : Oyunun oynandığı alan ya da yükselti. Oyun alanı.
İngilizce Homogenous area Türkçe anlamı, Homogenous area eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Homogenous area ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Homogenous area synonyms : ability to pay approach, a change in supply, a shift in supply, abnormal budget receipts, ability to pay principle, abnormal budget.

Bu kısımda Homogenous area kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Homogenous area ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Homogenous area anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Homogenous area ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.