Honaz nedir, Honaz ne demek

Honaz; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Denizli iline bağlı ilçelerden biri

Yerel Türkçe anlamı:

Düzenci, kurnaz (kimse).

Yaşlı, ihtiyar.

Erken olgunlaşan kara kiraz.

Honaz hakkında bilgiler

Honaz, Denizli ilinin bir ilçesidir. İlçeye ismini vermiş olan Honaz Dağı (2,571 m) Ege Bölgesi'nin en yüksek dağıdır ve Honaz ilçesi bu dağın kuzey yamacına oturur. Yüz ölçümü 504 km² olan Honaz'ın, 1990 yılı sayımına göre nüfusu 25.000'dir. Nüfus yoğunluğu km²'ye 45 kişidir. Honaz'ın iklimi, Ege bölgesi ikliminin etkisi altındadır. Yağmur genellikle ilkbahar, sonbahar ve kış mevsimlerinde yağar. İlçe Honaz Dağının kuzey yamaçlarında kurulduğu için yağış miktarı oldukça yüksektir(yıllık 856.6 mm). Bu özelliği ile Honaz'ın iklimi özellikle kiraz yetiştiriciliği için oldukça uygundur.

İlçenin merkez nufusu: 10.600'dür. Kiraz, şeftali, pamuk, cennet elması meshurdur.Pamukkale üniversitesinin en büyük meslek yüksekokulu buradadır. 2660 civarında öğrenci vardır. Ayrıca 15 adet program bulunur.

İlçenin en önemli tarım ürünleri arasında Kiraz önemli bir yer tutmaktadır. Özellikla ihracata yönelik kiraz yetiştirilmekte ve yaklaşık %80'lik bir oranı yurt dışına gönderilmektedir. Ortalama kiraz ihracatı yıllık 60,000,000 TL, diğer yaş meyve, sebze ve domates, üzüm gibi tarım ürünlerinin iç ve dış piyasa satışı ise yıllık ortalama 500,000,000 TL civarındadır. Bunun yanında Honaz'ın diğer önemli bir tarım ürünü ise domatestir. İlçede uzun yıllardır hizmet vermekte olan bir salça fabrikası da bulunmaktadır.

 

Tarımdaki çeşitliliğin yanında, Honaz ilçesi tarih boyunca pehlivanlar yetiştirmiş bir ilçedir. Bu pehlivanlar arasında en ünlüsü, arka arkaya üç kere Kırkpınar Başpehlivanı olmuş, altın kemer sahibi Hüseyin Çokal'dır.

Honaz kısaca anlamı, tanımı:

Denizli : Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Kuzey : Yıldız. Bulunduğu noktaya göre kuzeyde kalan yer. Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı.

Yamacı : Ayakkabı yamayan, onaran kimse, ayakkabı eskicisi.

Ölçü : Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Değer, itibar. Ölçüt. Belirlenmiş boyut. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Ölçme sonucu bulunan rakam. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin.

 

Sayım : Sayma işi, tadat.

Nüfus : Ortak bir özellik gösteren kimselerin bütünü. Bir ülkede, bir bölgede, bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayı, popülasyon. Kişi.

Yoğun : Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Şişman, iri, tombul. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Kaba, kalın, iri (elek, iğne). Koyu, kalın.

Bağlı : Sınırlanmış, sınırlı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir bağ ile tutturulmuş olan. Kapatılmış olan, kapalı. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan.

Biri : Bilinmeyen bir kimse. Bir tanesi.

Honaza : Hoşsohbet (kimse).