Horizontal growth türkçesi Horizontal growth nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Yatay büyüme.
  • Bir firmanın etkinliklerini diğer coğrafi bölgelere doğru genişletmesi ve/veya mevcut piyasada ürettiği malların çeşidini artırması. krş. dikey büyüme, dikey birleşme, yatay birleşme.

Horizontal growth ingilizcede ne demek, Horizontal growth nerede nasıl kullanılır?

Horizontal : Ufki. Horizontal. Yatay yerleştir. Ufka ait. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Düz. Yerçekimi doğrultusuna dik düzlem. Yatay düzlem. Yatay çizgi. Yatay.

Growth : Nema. Sürgün. Gelişme. Ur. Yaşlanma. Bir bitkiden sarkan dallar. Büyüme. Geliştirme. Ürün. Fidan.

Horizontal antenna : Yatay anten.

Horizontal asymptote : Yatay asimptot. Yatay kavuşmaz.

Horizontal axis : Yatay mihver. Yatay eksen. Yatay aks.

Horizontal backward hanging : Ters asılmalı terazi. Vücudun, sırt araca dönük, gergin ve yatay olarak kollarda asılı ve dengede tutulduğu durum.

İngilizce Horizontal growth Türkçe anlamı, Horizontal growth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Horizontal growth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

 

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Horizontal expansion : Bir işletmenin yaptığı malın parçalarını da yapmak üzere genişlemesi. Yatay genişleme.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

 

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Horizontal growing : Bir işletmenin aynı faaliyette bulunan işletmelerle birleşmesi.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Horizontal growth synonyms : abnormal budget receipts, a shift in supply, ability to pay approach, a change in supply, a pass through certificate, abnormal budget expenditures, a group shares, horizontal integration, abnormal budget.