İşve nedir, İşve ne demek
İşve; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Kadınların ilgi çekmek, gönül çelmek için takındıkları hoş, aldatıcı tavır, kırıtma, naz, cilve, eda

"İşve" ile ilgili cümleler
- "Yelpaze çevrilir gibi birden dönüşleri, işveyle devriliş, saçılış, örtünüşleri..." - Y. K. Beyatlı
İşve kısaca anlamı, tanımı:
İşveli : Nazlı, cilveli, edalı, şivekâr.
İşveren : İşçileri ücretle çalıştıran gerçek veya tüzel kişi, çalıştıran, patron.
Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Hizmetçi bayan. Bayan.
Çekmek : Öğütmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak. İçki içmek. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Hoşa gitmek, sarmak. Herhangi bir anlama almak. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Taşıma gücü olmak. Atmak, vurmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Çizgi durumunda uzatmak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek. Herhangi bir engel kurmak. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Asmak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Kaçan ilmeği örmek. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Tartıda ağırlığı olmak. Boya, badana vb. sürmek. Yol, ay sürmek. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Yollamak. Örtmek, giymek. İmbik yardımı ile elde etmek. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Germek. Daralıp kısalmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. İçine almak, emmek.
Gönül : Sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. kalpte oluşan duyguların kaynağı. İstek, arzu.
Çelmek : Ayak uzatarak birisini düşürmek. Düşünce ve davranış birbirini tutmamak, birbirine ters düşmek. Yolundan çevirmek, engel olmak, engellemek. Topa gidiş yönünü değiştirecek biçimde vurmak. Örtü vb.ni örtünüp iki ucunu bağlamak. Bir şeyin kenarını verev veya çapraz kesmek, çalmak. Kendi yanına çekmek, beğenisini, sevgisini kazanmak.
Tavır : Kişiden beklenen davranış biçimi. Bir olay, bir durum karşısında kişinin takındığı davranış. Durum, vaziyet, hâl.
Kırıtma : Kırıtmak işi, cilve, işve.
Cilve : Hoşa gitmek için yapılmış olan davranış, kırıtma, naz. Görünme, ortaya çıkma, tecelli.
İşve ile ilgili Cümleler
- Kız işverenin parasını aşırdı.
- İşverenler ırkları, dinleri, etnik kökenleri, deri renkleri, cinsiyetleri, yaşları, medeni durumları, engellilikleri ya da cinsel yönelimleri nedeniyle işçileri işe almayı reddemezler.
- Rahmetli Kemal Sunal mazlumdu onun işvereni ise zalimdi. Bana Mazlum'u getirin diye bağırıyordu.
- Kovulma korkusundan kimse işvereni ile çelişmeye cüret edemez.
- Jale, onun ücretini yükseltmeseydi onun işverenin tüm sırlarını açığa vuracağını söyledi.
- Bazı işverenler, hapishaneden yeni çıkmış insanları işe almaya isteksizdirler.
Diğer dillerde İşve anlamı nedir?
İngilizce'de İşve ne demek? : n. coquetry, coquettishness
Almanca'da İşve : n. Gefallsucht

Bu kısımda İşve nedir? İşve ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İşve tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İşve hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.