İhram nedir, İhram ne demek

İhram; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

İhram hakkında bilgiler

İhram, Hac ya da umre ziyaretini yapan Müslüman erkeklerin giymesi gereken ve iki parçadan oluşan, dikişsiz, beyaz örtü.

Kadınlar için özel bir giysiden söz edilmemiş olmakla beraber onlar da uzun beyaz giysiler giyerler. Genellikle hac hali için kullanılan ihram sözcüğü namaz hali için de kullanılabilir.İhramda Müslümanlar sakallarını tıraş eder ve tırnaklarını keser.İhram harici sakal kesmek ve tırnak kesmek yasaktır. İhrama girmiş kimseler arasında kavga çıkarsa ve küfür edilirse ceza verilir.İhram hac için bir zorunluluktur ve farzdır.

İhram anlamı, kısaca tanımı:

Örtü : Yapılarda çatı, dam. Örtmek için kullanılan şey, vualet.

Dikişsiz : Dikişi olmayan. Yapıştırma yoluyla yapılmış.

Umre : Hac mevsimi dışında Kâbe'yi ve Mekke'nin öbür kutsal yerlerini ziyaret etme.

Müslüman : Doğru, haktan ayrılmaz kimse. İslam dininden olan kimse, Muhammedî, Müslim, Müselman, mümin. İslam dininin kurallarını yerine getiren kimse.

 

Yasak : Yapılmaması istenmiş olan, yok, memnu, haram. Bir işin yapılmasına karşı olan yasal veya yasa dışı engel, memnuiyet.

Beyaz : Bu renkte olan. Beyaz zehir. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Ak, kara, siyah karşıtı. Beyaz ırktan olan kimse.

Giysi : Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.

İhrama girmek : Hac görevini yerine getirmek üzere ihram giymek.

İhramdan çıkmak : Hac görevini tamamladıktan sonra giyilen ihramı çıkarmak.

Hacılar : Kayseri iline bağlı ilçelerden biri.

Yaygı : Yere veya döşeme üzerine serilen örtü.

Yapılma : Yapılmak işi. Yapılmış.

Yasaklama : Yasaklamak işi.

Yunan : Yunanistan'da yaşayan veya Yunanistan halkından olan kimse, Yunanistanlı, palikarya.

Berberi : Kuzey Afrika'daki Cezayir bölgesinde Berberistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı. Çok.

Ziyaret : Birini görmeye, biriyle görüşmeye gitme, görüşme. Bir yeri görmeye gitme.

Bürgü : Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal.

Yün : Koyun tüyü. Bu tüyden yapılmış.