İkili göreç nedir, İkili göreç ne demek

İkili göreç; Astronomi alanında kullanılan bir kelimedir.

Astronomi'deki terim anlamı:

Aynı bölgeye ilişkin, farklı tarihlerde alınmış iki plağın üzerine konulup, aynı göz merceğine bir ondan bir öbüründen gelen ışıkla hangi yıldızların zamanla devindiğini, parlaklıklarının değiştiğini kolayca gösteren bir gökbilim aracı. (bk. Resim. 14).

İkili göreç tanımı, anlamı

Göreç : [Bakınız: pırıldaklı göreç]. Bir katmanlı uzayda bir ilingesel eşleviyle açık kümesinden oluşan sıralı ikilisi, bk. katmanlı uzay

İkil : İkili öğe; 0 ya da 1 gibi iki damgadan oluşan bir damga takımının öğesi. En küçük veri öğesi. Veri saklama sığası birimi. Bilgi ölçü birimi. Bazı dillerde bir şeyden iki tane anlatmak üzere kullanılan gramatikal isim veya fiil şekli, ki buna GRAMATİKAL İKİL (D. grammatical) de denir. Bundan başka, iki göz gibi aslında daima iki olan şeyleri anlatan ve DOĞAL İKİL (D. naturel) adını alan şekiller vardır. Bir de, konuşma arasında bahsi geçen iki şeyi anmak için "'her ikisi" anlamına kullanılan kelimeler var ki onlara da ORUNLAMALI İKİL (D. anaphorique) denir. Bunlardan başka, birinin adı söylenince ötekinin hatırlanması tabii iki şeyi anlatmak için kullanılan ve yalnız birinin adı ile yapılan ikillere EKSİLTİLİ İKİL (D. elliptique) derler. [Bakınız: üstiki].

 

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

İkili : İki parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden iki tane bulunan. İskambil, domino vb. oyunlarda iki işareti bulunan (kâğıt veya pul). İki taraf arasında yapılmış. İki kişiden oluşmuş topluluk. İkili bahis. İki çalgı veya iki ses için düzenlenmiş müzik parçası, düet.

Göz merceği : İrisin arkasında yer alıp ışığı kırma özelliği olan, biçimi ve büyüklüğü mercimeğe benzeyen saydam yapı, billur cisim.

Gelen ışık : Bir konunun üzerine düşen ışık. Bu ışığın niceliği.

Yıldızlar : Yarış günü onaltı yaşından büyük, onsekiz yaşından küçük olan atletler.

Parlaklık : Parlak olma durumu, revnak. Bir ışık kaynağının verdiği ışığın, göz gibi bir alıcının üzerinde yaptığı etki. İlgi ve dikkat çekici olma durumu.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Gökbilim : Gökcisimlerinin uzaydaki durumlarını, devinimlerini, doğabilimsel - kimyasal yapılarıyla inceleyen bilim dalı. Gökcisimlerini inceleyen bilim.

İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.

Kolayca : Oldukça kolay. (kola'yca) Kolaylıkla, sıkıntı çekmeden.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Zamanla : Aradan süre geçtikçe, giderek.

Parlak : Parlayan, ışıldayan. Temiz ve ışıklı. Göze çarpacak kadar başarılı. Yüzü güzel (oğlan).

Farklı : Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı.

 

Konulu : Konusu olan, mevzulu.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Yıldız : Çekirdeğinde oluşan füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınım biçiminde yayan, ışıklı gök cisimlerinden her biri. Bu biçimde olan. Bir toplulukta, bir meslekte, üstün başarı gösteren kimse. Kuzey 360°'lik yön, kuzey. Baht, şans, talih. Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan çok köşeli şekil. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçısı, star.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Diğer dillerde İkili göreç anlamı nedir?

İngilizce'de İkili göreç ne demek ? : stereocomprator