İktisadi devlet teşekkülleri nedir, İktisadi devlet teşekkülleri ne demek

İktisadi devlet teşekkülleri; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

İktisadi alanda kârlılık ve verimlilik ilkeleri doğrultusunda etkinlik göstermek ve sermaye birikimine katkıda bulunmak amacıyla Bakanlar Kurulu kararıyla kurulan ve sermayesinin tamamı devlete ait olan kuruluşlar. karşılığı Kamu İktisadi Kuruluşları, Kamu İktisadi Teşebbüsü.

İktisadi devlet teşekkülleri tanımı, anlamı

İkti : Annesi öldüğü için başka koyun emmeye alıştırılan kuzu ya da oğlak. Çobana alışkın hayvan. Açgözlü. Annesiz babasız büyüdüğü için arsız olan kişi. [Bakınız: ekti]

İktisad : Tutum.

Devlet : Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk. Büyüklük, mevki. Talih.

İktisadi : Ekonomik.

Teşekkül : Belli bir varlık ve biçim kazanma. Örgüt. Kurulma.

Kamu iktisadi kuruluşları : Tekel niteliğindeki mallar ile temel mal ve hizmetleri üretmek ve pazarlamak amacıyla Bakanlar Kurulu kararıyla kurulan ve sermayesinin tamamı devlete ait olan kuruluşlar.

Kamu iktisadi teşebbüsü : İktisadi Devlet Teşekkülü ile Kamu İktisadi Kuruluşlarının ortak adı.

Sermaye birikimi : Bir ekonomide zaman içerisinde sermaye stokunda meydana gelen artış. karşılığı yatırım. Marksist kuramda, üretim süreci sonucunda elde edilen artık değerin bir kısmının sermayeye dönüştürülme süreci.

 

Bakanlar kurulu : Devletin görevlerini yerine getirmesini sağlayan, başbakan ve bakanlardan oluşan yetkili organ, hükûmet, kabine.

Verimlilik : Verimli olma durumu, verimkârlık, mümbitlik. Yatırılmış sermayenin, bir kuruluşun veya bir yatırımın gelir sağlayabilme olanağı, rantabilite.

Göstermek : Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Görünmek, benzemek. Belirtmek, anlatmak. Öğretmek, açıklamak. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Kanıtla inandırmak. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Etmek. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Sert bir biçimde karşılık vermek.

Sermayesi : Yalova kenti, Altınova belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Teşebbüs : Girişim, girişme.

Etkinlik : Etkin olma durumu, müessiriyet. Bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite. Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu. Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği. İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi.

Doğrultu : Yön, istikamet. Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum. Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet. Tutulan, izlenen yol.

Bulunmak : Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak.

Karlılık : Karlı olma durumu. Kârlı olma durumu. Bir işletme veya yatırım projesinin kâr elde etme kapasitesi veya potansiyeli. karşılığı rantabilite. [Bakınız: kâr oranı 1]. Değerlerin birbirine oranı. Bir işletmenin kârlılığı ya da ürettiği mal ve hizmetlerin yüksek ederle satılabilmesi ya da üretim ve satış niceliklerinin artırılması, buna karşılık üretim tümdeğerlerinin düşürülmesi.

 

Verimli : Verimi iyi ve bol olan, bitek, randımanlı, mahsuldar, mümbit, müsmir, verimkâr. Çok yazan, velut. Kendisinden beklenen sonucu veren, semereli.

Diğer dillerde İktisadi demokrasi anlamı nedir?

İngilizce'de İktisadi demokrasi ne demek ? : economic democracy