İlkin ağızlılar nedir, İlkin ağızlılar ne demek
Teknik terim anlamı:
Spiral segmentasyon görülen, sölomları şizosöl tipte olan, ağızları blastopordan oluşmuş bir grup.
İlkin ağızlılar kısaca anlamı, tanımı
İlki : Küçük çalılık, yeni süren çalı ya da ağaç filizleri. Küçük ormanlık. Sakız ağacı. Sürü (at için). Arabalarda iki dingili ortadan birbirine bağlayan ağaç, özek. Bağ ve bahçe geçitlerini kapayan çalı. (Adalıkuzu Güdül Ankara.). İlk doğan erkek çocuklara verilen adlardan biri
Ağız : Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
Ağızlı : Ağzı herhangi bir biçimde olan.
İlkin : Başta, başlangıçta, önce, iptida.
Spiral segmentasyon : Embriyoda, oluşan yeni hücrelerin birbirinin tam olarak üzerine veya yanına denk gelmeyip yaklaşık 45 derecelik bir kaymayla birbirinin üzerine oturduğu segmentasyon tipi.
Segmentasyon : Embriyoyu meydana getirmek üzere döllenmiş yumurtanın geçirdiği bir seri mitoz bölünme ile önce ikiye, sonra dörde, sonra 8, 16 ve benzerleri sayıda hücrelere devam eden bölünmeler sırasında morulâ, blâstula, gastrulâ evrelerinin ve daha sonra da embriyonun oluşması. Segmentli hayvanlarda, böceklerde, embriyonun gelişmesi sırasında vücudun parçalara ayrılması. Metamerizasyon. Zigotta, sitoplazma büyümesi olmadan art arda görülen mitoz bölünmeler sonucunda, birbirine benzer hücrelerin oluşması. Bazı hayvanlarda embriyonun gelişmesi sırasında vücudun parçalara ayrılması, metamerizasyon. Bir vücut veya yapının benzer parçalardan oluşması. (karşılık: bölütlenme),Embriyonu meydana getirmek üzere zigotun parçalara bölünmesi olayı. Zigot önce ikiye, sonra dörde, daha sonra sekize bölünür. Bölünmeler devam eder. Genel olarak, sırasiyle morulâ, blastulâ ve gastrulâ evreleri meydana gelir ve sonunda embriyon oluşur.
Blastopor : Embriyonun gelişmesi sırasında gastrula evresinde meydana gelen deliğin dışarıya açıldığı açıklık, ilk ağız. [Bakınız: ilk ağız]. [Bakınız: ilk-ağız].
Şizosöl : Bazı hayvan filumlarında (Bryozoa, Brachiopoda, Molusca, Annelida, Artropoda) solomu oluşturan mezoderm içerisindeki boşluklar. Bazı hayvan şubelerinde sölomu oluşturan mezoderm içerisindeki boşluklar.
Segment : Bir organ, yapı veya bütünün doğal veya yapay olarak sınırlanmış her bir bölümü. [Bakınız: bölüt]. Bölüt.
Spiral : Sarmal biçiminde olan. Döl yatağı içine konan, gebeliği önleyici sarmal biçiminde araç.
Segmen : Köyden köye gelin almaya giden güvey yanlısı, atlı, davullu, zurnalı, silahlı ve cepken giyinmiş delikanlı alayı.
Blast : Yunanca yeni hücreler verecek olan yapı ya da hücreyi gösteren ön ek. Yeni hücreler verecek olan yapı veya hücreyi gösteren ön veya son ek.
Sölom : Orta derinin iki tabakası arasında bulunan ve oğulcukta genel vücut boşluğunu oluşturan oyuk.
Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.
Grup : Küme. Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu. Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip. Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü.
Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.
Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
Diğer dillerde İlkgüneş anlamı nedir?
İngilizce'de İlkgüneş ne demek ? : protosun

Bu kısımda İlkin ağızlılar nedir? İlkin ağızlılar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İlkin ağızlılar tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İlkin ağızlılar hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.