İrek nedir, İrek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Davar ve sığırların sağılması ya da dinlenmesi için ayrılan dört yanı kapalı, üstü açık yer, ağıl.

Sirke mayası.

Duvar örerken taş ve kerpiçlerin arasına konulan çamur ya da harç.

Hile, aldatma.

Renk.

İrek anlamı, kısaca tanımı

İrek etmek : Eziyet etmek

İreket : Kararsızlık, ikircim.

İreklemek : Sığır dinlenmek. Durmak, dinlenmek, mola vermek. Sağlam durmak.

İreklenmek : Durmak, dinlenmek, mola vermek.

İrekmek : Sahura kalkmak. Gelişmek, büyümek.

Dinlenme : Dinlenmek (I) işi, istirahat. Dinlenmek (II) işi.

Sığırlar : Memeliler (Mammalia) sınıfının, çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasından, kaba yapılı, boynuzlu, hantal, kuyrukları püsküllü bir alt familya. Boğa (Bos taurus), Tibet sığırı (B.grunniens), Hint mandası (Buffelur bubalus), yaban sığırı (Bibos gaurus) misk öküzü (Ovibos moschatus) türleri iyi bilinir. (Bovinae),türleri iyi bilinir.

Aldatma : Aldatmak işi, deside, al, hıyanet.

Sağılma : Sağılmak işi.

Kapalı : Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. İçe dönük yaradılışta olan. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Geçilmez durumda olan. Açık olmayan (giyecek). Bulutlu, karanlık (hava). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Başı örtülü (kadın). Gizli, saklı.

 

Kerpiç : Duvar örmekte kullanılmak için kalıplara dökülüp güneşte kurutulmuş saman ve balçık karışımı ilkel tuğla. Bu tuğladan yapılmış.

Sirke : Bit, tahtakurusu vb. asalak böceklerin yumurtası. Salatalara, yemeklere ekşilik vermek için kullanılan ekşimiş üzüm, elma, limon vb. suyu. Birtakım kimyasal yöntemlerle hazırlanmış birleşiklerin ortak adı.

Sığır : Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı. Anlayışsız, kaba saba kimse.

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.

Çamur : Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak, balçık. Sataşkan, çevresini tedirgin eden, sulu, arsız (kimse). Yapı işlerinde kullanılan çeşitli malzemeden oluşmuş harç.

Sağıl : Buğdayın üstündeki kapçık. Sığır, inek sürüsü.

Davar : Koyun ve keçiye verilen ortak ad. Koyun ya da keçi sürüsü.

Yanı : Yana, konusunda: Ahmet'ten yanı sana birşey demem. Yani. Yani, bk. yani. Yahni, et yemeği.

Diğer dillerde İran tazısı anlamı nedir?

İngilizce'de İran tazısı ne demek ? : saluki