Jammer türkçesi Jammer nedir
- Boğucu.
- Sinyal bozucu.
- Parazit yapan radyo istasyonu.
- Sinyal boğucu.
- Yayını bozan radyo istasyonu.
- İşaret karıştırıcı.
Jammer ingilizcede ne demek, Jammer nerede nasıl kullanılır?
Radar jammer : Radar karıştırıcısı. Radar boğucu.
Jammers : İşaret karıştırıcı. Sinyal bozucu. Sinyal boğucu. Boğucu. Yayını bozan radyo istasyonu. Parazit yapan radyo istasyonu.
Katzenjammer : İçki mahmurluğu. Fazla alkol miktarı tüketiminden sonra hissedilen hoş olmayan belirtiler (baş ağrısı, bulantı, vs.). Üzüntü. Akşamdan kalmalık veya içki sersemliği. Gürültü. Akşamdan kalma.
Windjammer : Yelkenli ticaret gemisi. Çenesi düşük kimse. Geveze. Yelkenli gemi. Yelkenli. Yelkenli bir gemi.
Windjammers : Geveze. Yelkenli. Çenesi düşük kimse. Yelkenli bir gemi. Yelkenli gemi. Yelkenli ticaret gemisi.
Jammy : Şanslı. Ballı. Şans. Birinci sınıf. Kaliteli.
Jammy fellow : Ballı adam. Şanslı tip.
Jamming station : Parazit yapan radyo istasyonu. Yayını bozan radyo istasyonu.
Jamming : Karıştırma. Yayını bozma. Parazit yapma. Sıkışıklık. Frekans bozma. Sinyal boğma. Sıkıştırma. Sıkışma. Burunda sümük toplanması. Tutukluk.
Accidental jamming : Kazayla karıştırma. Rastlantısal boğma.
İngilizce Jammer Türkçe anlamı, Jammer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Jammer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Choky : Tıkayan. Hapishane. Kodes.
Cloying : Bıktıran. Tiksindirici. Aşırı. İğrenç. Bıktırış.
Muggier : Kapalı. Sıcak ve rutubetli. Boğucu hava. (hava) kapalı. Bunaltıcı. Nemli. Sıkıntılı (hava).
Transmitter : Aktarıcı. Aracılık yapan. Gönderici. Radyo yinelenimlerindeki elektromıknatıs ışınımı yaymakta kullanılan donatım; radyo vericisi. eşeksenli kablo, telsiz bağlantısı ya da alıcı dalgalık yardımıyla elektrik gerilimi biçiminde resim ve ses imlerini alan, genlik ya da yinelenim değiştirimine uğramış bir taşıyıcı dalga üreten ve bu yolda işlenmiş olan televizyon imlerini verici dalgalıkla yayan donatım; televizyon vericisi. bir televizyon vericisinde ses imini gönderen bölüm; ses vericisi. bir televizyon vericisinde resim imini gönderen bölüm; resim vericisi. Nakledici. Aktarımcı. İletici (telgrafa ait). Verici. Uzak bir alıcı için hazırlanmış aıkımmıknatıssal imlemleri ya da ses imlemlerini yayan aygıt. Ahize.
Choking : Boğma. Tıkanma. Tıkama. Kısma. Şok. Dolma.
Boring : Sıkıcı. Can sıkıcı. Bayıcı. Sondaj. Bıktıran. Usandırıcı. Bıktırıcı. Tuzsuz. Delik.
Chokier : Tıkayan.
Muggiest : Nemli. Sıkıntılı (hava). (hava) kapalı. Sıcak ve rutubetli. Kapalı. Bunaltıcı. Boğucu hava.
Smothering : Boğulmak. Kontrol altına almak. Yenilmek. Boğma. Boğarak öldürme. Boğarak öldürmek. Bastırmak. Boğmak.
Sender : Verici. Gönderen. Gönderici. Nakliyeci. Mürsil. İrsalatçı. Yollayıcı. İrsal eden. Sevkiyatçı.
Jammer synonyms : stifling, asphyxiant, jammers, smothery, muggy, asphyxiating, airless.

Bu kısımda Jammer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Jammer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Jammer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Jammer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.