Javelins türkçesi Javelins nedir

Javelins ingilizcede ne demek, Javelins nerede nasıl kullanılır?

Javelin formation : Kademeli dizi düzeni.

Javelin throw : Cirit. Cirit atma.

Javelin thrower : Ciritçi. Cirit atıcısı.

Javelin throwing : Cirit. Cirit atma.

The javelin : Mızrak. Javelo. Kargı. Harbe. Cirit.

Javelina : Yaban domuzu. Pekari.

Mojave desert : Mojave benekli kedisi. Mojaveçölü kedisi.

Throwing the javelin : Hız kazanmak için gerilip koştuktan sonra, elde taşınan ciriti omuz ya da taşıyan kol üstünden ileriye doğru fırlatma. ciriti, bu yolla en uzağa atmak için yarışılan atletizm dalı. Cirit atma. Cirit atan. Mızrak atan. Mızrağı veya ciriti fırlatan.

Mojave spotted cat : Amerika’dan köken alan, vahşi yapılı ve tam olarak evcilleştirilememiş, vücudu iri ve kemik yapısı güçlü, egzotik bir görünümü olan, kafası orta büyüklükte ve öne doğru incelen yuvarlak hatlara sahip, burnu kısa, geniş ve bıyıkların çıktığı bölge çıkıntılı olduğundan burnuna kare görünümü veren, arka bacakları ön bacaklardan biraz daha uzun, pençeleri güçlü, ayakların her birinde fazladan parmak bulunabilen, tüyleri kısa, parlak ve tel tel görünümlü, benekli, tekir, leopar desenlerde olabilen tüyleri samur, kestane, altın kahve, gümüş mavi ve kömür renginde, avcılık özellikleri gelişmiş, suyla oynamaya ve sinek, böcek, kuş peşinde koşmaya bayılan, her an tetikte, güçlü, çevik, atletik, bağımsız, etkin ve meraklı yapıda, kısa tüylü kedi ırkı, mojave çölü kedisi. Mojavebenekli kedisi.

 

Javel water : Suda eriyen ve beyazlatıcı ya da antiseptik olarak kullanılan sodyum hipoklorit. Javel suyu.

İngilizce Javelins Türkçe anlamı, Javelins eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Javelins ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spear : Mızraklı adam. Mızrakla vurmak. Saplamak. Zıpkınlamak. Zıpkın. Mızraklamak. Mızrak saplamak. Kargılamak.

Shaft : Araba oku. Kuyu. Hava bacası. Dönen işlerge parçalanın taşıyan ve aygıtın eksenini oluşturan metal çubuk. Aks. Ön bölümü maden başa bağlı, en geniş yeri ip sargılı, tahta ya da madenden yapılmış cirit gövdesi. Tüy ekseni. Baca. Atletizm, biyoloji, fizik, madencilik alanlarında kullanılır.

Lint : Kumaş tiftiği. Pamuk tiftiği. Keten tiftiği. Pamuk tiftiğini ayıklamak. Sargı bezi. İplik tiftiği. Hav. Yaraları sarmak için kullanılan yumuşak bir madde.

Dart : Atılmak. Fırlama. Vın diye geçip gitmek. Çıkıvermek. Fırlatmak. Atmak. Çıkarıvermek. Sıçramak. Fırlamak.

Sports equipment : Spor malzemeleri. Spor aletleri. Spor gereçleri. Spor ekipmanları. Spor malzemesi.

Speared : Şişlenmiş. Şiş saplanmış. Kargılamak. Mızraklı adam. Mızrak saplanmış. Zıpkın. Zıpkınlamak. Mızraklanmış.

Assagai : Güney afrika'ya özgü ağaç. Güney afrika bantu halkları tarafından kullanılmış olan hafif mızrak.

 

Lances : Deşmek. Lance füzesi. Zıpkın. Mızraklamak. Yangın hortumu marpucu. Üfleme borusu. Neşter. Mızraklı süvari.

Fiber : Kişilik. Bağ dokusunda bulunan kollagen, elastik ve retiküler iplikler. lif. kas, sinir ve bağ dokusu gibi dokularda bant oluşturan uzun hücre ya da hücreler topluluğu. yünde ve saçtaki keratin gibi protein uzantılar. Teltik. Lif. İplik. Fiber. Ham selüloz. Karakter. Doku. Biyoloji, madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Spears : Mızrakla vurmak. Mızraklı adam. Kargılamak. Zıpkın. Zıpkınlamak. Mızrak saplamak. Mızraklamak.

Javelins synonyms : assagais, ravelling, throwing the javelin, javelin throw, giant reed, pikes, reed, the javelin, gavelock, shafts, jereed, fibre, javelin throwing, jerid, pike, spearing, javelin, darted, assegais, lance, assegai.