Judgements türkçesi Judgements nedir

Judgements ile ilgili cümleler

English: Their influence becomes greater every day, but they are uncreative and can't make value judgements.
Turkish: Onların etkisi her gün biraz daha büyüyor fakat onlar yaratıcı değil ve değer yargıları yapamıyorlar.

Judgements ingilizcede ne demek, Judgements nerede nasıl kullanılır?

Misjudgements : Yanlış hüküm.

Judgement by default : Gıyap kararı. Gıyabi karar. Taraflardan birinin mevcut olmadığı zaman alınan karar. Gıyabi hüküm. Taraflardan birinin yokluğunda alınan yasal karar.

Judgement creditor : İlamlı alacaklı.

Judgement day : Hüküm günü. Kıyamet günü. Tanrı'nın insanlığı günahlarından dolayı yargılayacağı gün. Mahşer günü.

Judgement debt : Mahkeme tarafından belirlenmiş borç. İlamlı borç.

Best judgement assessment : En uygun değerlendirme. En uygun muhakeme değerlendirmesi. Ellerinde olan bilgiye dayanarak vergi yetkililerinin aldığı vergilendirme kararı.

Judgement proof : Haczedilemez.

Judgement seat : Hakim makamı. Mahkeme.

Arrest of judgement : Yargılamanın geriye bırakılması.

Judgement on default : Gıyap kararı. Gıyabi hüküm.

İngilizce Judgements Türkçe anlamı, Judgements eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Judgements ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arbitrament : İhtilafların hakem yoluyla çözülmesi. Hakemin karar vermesi. Hakem kararı. Tahkim. Karar verme yetkisi.

Decretum : Papanın kararı.

Impression : Damga. İzlenim. Tesir. Belirti. Nüsha. Basım. Tabetme. Baskı. Etki. Fikir.

Corollaries : Doğal sonuç. Gerekçe. Bir kaziyenin neticesi. Sonuç. Bir şeyin doğal sonucu.

Decisions : Kararlar. Sonuç. Kararlılık.

Argument : İddia. Anlaşmazlık. Münakaşa. Bir işlevin bir kesimin oluşturan bağımsız değişken; özellikle üçgenölçüsel işlevlerin açı cinsinden bağımsız değişkenleri. Bilgisayar, fizik, tiyatro alanlarında kullanılır. Görüş. Değiştirgen. Tez. Argüman. Düşünme.

Juridical power : Yargı yetkisi. Kaza yetkisi. Yargı erki. Kuvvei kazaiye. Kaza kuvveti.

Aftermaths : İlk üründen sonraki biçilen ot. Sonuç. Son. İlk hasattan sonra büyüyen otlar. Akibet. İkinci gelişme. Akıbet. Hasattan sonra çıkan otlar. Kötü sonuç.

Cogitations : Fikir. Düşünme. Enine boyuna düşünme. Düşünüp taşınma. İyice düşünme.

Conclusions : Sonuç. Sonuçlar. Sonuçlar bildirgesi. Son.

Judgements synonyms : logistic assessment, human activity, human action, estimate, adjudications, declarations, divination, act, conceiting, sentiment, examen, bottom line, authority, legal process, assessments, feeling, award, decider, clear headedness, cogitation, good sense, advice letter, evaluations, value judgment, conviction, assessment, bodement, assess, ratiocination, sanity, appreciation, consequent, judgment.

 

Judgements zıt anlamlı kelimeler, Judgements kelime anlamı

Approval : Tasvip. Resmi izin. Onaylama. Bir ölçekle ölçüye vurulan kişinin herhangi bir ölçek sınarında dile getirilen yargıyı olumlaması ya da ilgili görüşe katılması. Onay. Uygun bulma. Onama.

Judgment in personam : Parasal tazminatların ödemesini için bir kişi veya şirket hakkından verilen karar. (hukuk) şahsi borçlarla ilgili olan karar. Şahsi karar.

Affirmation : İfade. Tasdik. Doğrudan doğruya fiilin karşıladığı oluş ve kılışı gösteren, fiil kök veya gövdesinin -ma- olumsuzluk tabanı eki almamış durumdaki dilbilgisi kategorisi: oku-, yaz-, gel-, çalış-, vb. karşıtı olumsuzluk'tur. Doğrulama. Olumluluk. Tasdik etme. Bildirme. Onay. Tasvip.

Judgements antonyms : judgment in rem, reversal.