Jumpier türkçesi Jumpier nedir
- Diken üstünde.
- Sinirli.
- Heyheyleri üstünde.
- Gergin (kimse).
- Sesten korkan.
- Heyecanlı.
- Gergin.
- Ürkek.
- Sinirleri gergin.
Jumpier ingilizcede ne demek, Jumpier nerede nasıl kullanılır?
Jumpiest : Sesten korkan. Gergin (kimse). Diken üstünde. Ürkek. Sinirli. Heyheyleri üstünde. Gergin. Sinirleri gergin. Heyecanlı.
Jumpily : Endişeyle. Kaygılı bir şekilde. Gergin bir şekilde. Ani sinirli hareketlerle. Ürkekçe.
Jumpiness : Ürkeklik. Korkaklık. Sinirlilik.
Jumping : Sıçrama. Bir soru ya da bir görüşme cibinliğinde değişik bağlamlar arasında uygun bağlaçlara ya da hazırlayıcı sorulara yer verilmeden yapılan geçiş. Atlama. Engel atlama. Hoplama. Sıçrayan. Sıçrayış. Zıplama.
Jumping about : Hoplayıp zıplamak. Hareketli bir şekilde etrafta dolaşmak. Aşağı ve yukarı sıçramak.
Jumping jack : Bir tür havai fişek. Bir ip çekerek hareket ettirilen ve zıplatılan birleştirilmiş figürden oluşan oyuncak. İple oynatılan oyuncak. Zıplayan jack. Sıçrayan kukla oyuncağı. Egzersizde bir zıplama hareketi.
Jumping events : Atletizmin yüksek, uzun, üç adım, sırıkla atlama dallarına verilen ortak ad. Atlamalar. Atlama yarışmaları.
Jumping genes : Zıplayan gen. Orijinal olarak bulunduğu yerleri terk edip başka bir gen bölgesine giren gen veya genler, hareketli genetik elementler, transpozon. Sıçrayan genler.
Jumping off place : Başlangıç yeri. Dünyanın öbür ucu. Başlama noktası.
Jumping rope : İp atlama.
İngilizce Jumpier Türkçe anlamı, Jumpier eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Jumpier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ablaze : Parlayan. Tutuşmuş. Alevli. Yanan. Alev alev. Işıltılı. Yanmakta. Işığa gark olan. Işıl ışıl. Ateşli.
Adrenalised : Uyarılmış. Enerji dolu. Tahrik edilmiş (ayrıca adrenalized). Coşkulu. Uyandırılmış.
Has butterflies in his stomach : İçi pır pır ediyor.
Cranky : Aksi. Alıngan. Laçka. Dengesi her an bozulabilir. Ufak tefek şeylere çabuk kızan. Eksantrik. Tuhaf. Ters. Gevşek.
Drawn : Berabere. Berabere biten. Çizili. Yorgun. Bitkin. Çizik. Tükenmiş. Çizilmiş. Çekilmiş.
Goosier : Gıdıklamaya duyarlı. Tedirgin. Ahmak. Kaza özgü. (argo terim) gıdıklanır. Kaza benzeyen. Kaz gibi. Aptal.
Agitated : Ajite. Tedirgin. Çalkalanmış. Telaşlı.
Geared up : Heyecanlı bir durumda olan. Niteliğini yükseltmek. Etkinliği arttırmak. Hızlanmak. Endişeyle bekleyen. Vitesi yükseltmek. Hazırlanmak. Çalışma etkinliği arttırmak. Sıkıntılı.
Edgiest : Alıngan. Stresli. Alışılmışa meydan okuyan. Belirgin hatlı. Keskin kenarlı. Hatları açığa çıkaran.
Apoplectical : Felç ile ilgili. Felç. Felçli. İnmeli.
Jumpier synonyms : jumpy, jittery, edgy, farfetched, goosy, hangdog, ardent, high strung, apoplectic, fearful, crotchety, edgier, on pins and needles, fearfuller, aggravated, afraid of his own shadow, nervous, bristlier, annoyed, nervier, angry, bristly, in a dither, fainthearted, mousy, crankiest, bananas, faint, discomposedly, choleric, jumpiest, declamatory, angrier.

Bu kısımda Jumpier kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Jumpier ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Jumpier anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Jumpier ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.