Jury türkçesi Jury nedir
- Bir gözlem aracının geçerliğini sınamak üzere görüş, değerlendirme ve yargılamalarına başvurulan uzman kişiler kümesi.
- Jüri heyeti.
- Seçiciler kurulu.
- Jüri.
- Yarışma jürisi.
- Yargıcılar kurulu.
- İğreti.
- Geçici.
- Seçici kurul.
- Hakem kurulu.
- Yedek.
- Eğreti.
Jury ile ilgili cümleler
English: A grand jury found him not guilty of any crime.
Turkish: Büyük jüri onu herhangi bir suçtan suçlu bulmadı.
English: Do you think the jury will find Tom guilty?
Turkish: Jürinin Tom'u suçlu bulacağını düşünüyor musun?
English: Could you describe to the jury what happened?
Turkish: Lütfen ne olduğunu jüriye anlatır mısın?
English: Ali was on the jury that convicted Mary.
Turkish: Ali Mary'yi mahkum eden jürideydi.
English: Has the jury reached a verdict?
Turkish: Jüri bir karara vardı mı?
Jury ingilizcede ne demek, Jury nerede nasıl kullanılır?
Jury box : Jüriye ait mevki. Jüri bölümü. Jürinin yeri. Mahkeme salonunda jürinin oturmasına ayrılmış bölüm (yer). Mahkemede jüri mevkii.
Jury mast : Eğreti direk. Yardımcı direk. Yedek direk.
Jury opinion : Bir ölçme aracının, ilgili konu ya da alanda bilgili ve uzman sayılabilecek kişilere danışılarak geçerliliğinin sınanması, bk. geçerlik saptama yolları. Yargıcılar görüşü.
Jury panel : Jüri listesi.
Jury rig : Eğreti donanım. Geçici gemi direği ve serenler.
Common jury : Genel jüri. Olağan jüri. Alelade jüri.
Charge the jury : Jüriyi bilgilendirmek.
Jury system : Jüri sistemi.
Blue ribbon jury : Özel jüri. Üstün nitelikli jüri.
Grand jury : Soruşturma kurulu. Jüri heyeti. Tahkikat heyeti. Jüri. Büyük jüri. Tahkikat jürisi.
İngilizce Jury Türkçe anlamı, Jury eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Jury ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Haltering : Kement. Yular. Asmak. İp. İdam ipi. İpe çekmek. Korkuluk. Yular takmak. Dizgin.
Selection committee : Seçme komitesi. Teklif komitesi. Seçici komite. Proje seçim komitesi.
Recognitor : Jüri üyesi.
Caducity : Ömürsüz. Zayıflık. Geçicilik. Bunaklık. Fanilik. Hükümsüzlük.
Bkup : Ydk.
Transitory : Ölümlü. Muvakkat. Kalıcı olmayan. Fani. Kalımsız. Süreli. Süreksiz.
Artificials : Yapay. Yapmacık. Yapma. Takına. Yalan. Suni. Taklit.
Haltered : Kement. Yular takmak. Dizgin. Yular. Korkuluk. Asmak. İp. İdam ipi. Asma.
Body : Kurul. Kasa. Zümre. Sesini elektrik ve yardımcı düzenekler aracılığıyla duyurabilen telli çalgıların içi dolu geniş bölümü. Gövde. Büyük kısım. Grup. Vücut. Beden. Nesne.
Band aid : Yardımcı.
Jury synonyms : petit jury, petty jury, backup, hung jury, auxillary, deciduous, makeshifts, temporary, grand jury, arbitration tribunal, ephemeral, day fly, tribunal, improvised, ephemerae, halters, ad hoc, court, aux, extrinsic, caducous, casual, committee, contagious, donkeys, arbitration committee, ad interim, blue ribbon jury, accidental, panel, ancilla, provisional, fallback.
Jury zıt anlamlı kelimeler, Jury kelime anlamı
Permanent : Perma. Daimi. Kalımlı. Permanant. Baki. Sürekli. Yerleşik. Devamlı. Değişmez.
Jury ingilizce tanımı, definition of Jury
Jury kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : For temporary use. Applied to a temporary contrivance. A body of men, usually twelve, selected according to law, impaneled and sworn to inquire into and try any matter of fact, and to render their true verdict according to the evidence legally adduced. [Bakınız: Grand jury] under Grand, and Inquest.

Bu kısımda Jury kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Jury ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Jury anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Jury ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.