Körmen nedir, Körmen ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Çiğ olarak yenilen sarmısağa benzer bir çeşit yaban otu, yaban sarımsağı.
Dağlarda yetişen rengi hafif yeşil yaban soğanı.
Kokusu naneye benzeyen, yemeklere konan bir çeşit ot, dağ nanesi.
Yabanıl sarmısak.
Körmen anlamı, kısaca tanımı
Körme : Malatya kenti, Tepehan nahiyesine bağlı bir bölge
Dağ nanesi : Yüksekliği 20-50 santimetre arasında olan, sık beyaz tüylü, kuvvetli nane kokulu, çok yıllık ve otsu bir bitki (Cyclotrichium niveum).
Sarmısak : [Bakınız: sarımsak].
Yetişen : Ulaşan, kavuşan. Van şehri, Kocapınar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Yenilen : Şimdi, pek az önce. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı.
Yabanıl : İlkel yaşayan (kimse), yabani, vahşi. Evcil olmayan (hayvan), vahşi. İnsan bakımı ile yetişmemiş (bitki).
Yabanı : Yabanıl.
Yenile : Şimdi, pek az önce. Az önce, hemen, yeni. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Yeni, henüz, yeniden, pek yeni.
Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
Yeşil : Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk. Olmamış, ham (meyve). Kurumamış, taze (sebze), kuru karşıtı. Bu renkte olan.
Konan : Konuk, misafir. Henüz doğurmamış, üç dört yaşındaki kısrak. [Bakınız: konak].
Yenil : Hafif.
Yetiş : Amacına ulaş, isteğine kavuş anlamında kullanılan bir isim..
Yaban : İnsan yaşamayan ıssız yer. Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse. Vahşi olan, evcil olmayan canlı. Aile ocağından uzak olan yer. Kendi kendine yetişen bitki. Issız.
Sarmı : Dokuma aygıtında dokunan bezlerin sarıldığı araç.
Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.
Hafif : Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç ya da yorucu olmayan, kolay. Etkisi az olan, sert karşıtı. Önemli olmayan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.
Soğan : Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki (Allium cepa). Çiğdem, lale, zambak, sarımsak vb. bitkilerin toprak altındaki yumru kökü.
Sarım : Sarma işi. Bir şeyi bir kez saracak miktar. Elektromıknatıslarda makara biçiminde sarılan iletken telin her bir halkası.
Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
Diğer dillerde Körlük anlamı nedir?
İngilizce'de Körlük ne demek ? : blindness

Bu kısımda Körmen nedir? Körmen ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Körmen tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Körmen hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.