Kambak nedir, Kambak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Örtüsüz ya da şapkasız, açık (baş için).

Saçları dökülmüş ya da kısa kesilmiş kimse.

Boynuzsuz öküz, keçi.

Küçük boynuzlu öküz.

Semiz, şişman : Açlık arıklık, dokluk kambaklık getirir.

Oyunda sayı, gol.

Gelinlerin başlarına takılan süslü çember.

Kılçıksız bir cins balık.

Yonga, iri talaş, ağaç kabuğu, ağaç kırıntısı.

Kambak kısaca anlamı, tanımı

Kambak buğday : Bir çeşit kılçıksız buğday

Ağaç kabuğu : Odunsu bitkilerde damarlı kambiyumun dışında kalan, ikincil soymuk boruları, korteks ve peridermden oluşan tabakaya verilen ad.

Kılçıksız : Kılçığı olmayan.

Boynuzsuz : Boynuzu olmayan.

Küçük boy : Normal ölçülerden daha küçük.

Şapkasız : Şapkası olmayan.

Boynuzsu : Boynuzu andıran, boynuza benzeyen, boynuz gibi, boynuzumsu.

Boynuzlu : Boynuzu olan (hayvan). Karısının veya kadın yakınlarından birinin iffetsizliğine göz yuman (erkek). Troleybüs.

Kırıntı : Bir şeyden ayrılan küçük parça. Eser, iz, belirti. Kurumak için kesilip yerde bırakılan odun. Küçük kalıntı.

Örtüsüz : Örtüsü olmayan. Açık seçik, gizlenmeyen. Örtülmemiş.

Arıklık : Zayıflık, sıskalık.

Başlar : Meşru olmayan çocuk, piç. Antalya kenti, İbradı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

 

Şişman : Deri altında fazla yağ toplanması sebebiyle vücudun her yanı şişkin görünen (kimse), şişko, mülahham.

Getiri : Faiz. Yarar. Kazanç.

Kılçık : Balıkların eti arasında bulunan diken gibi ince ve küçük kemik. Alttaki güreşçinin, kuyruk sokumunu hızla ve birdenbire havaya kaldırarak sırtına abanmış olan güreşçinin dengesini bozup onu ön veya yan tarafına aşırıp atması. Fasulye, bakla vb. sebzelerin yeşil kabuğunda ve ekin başaklarında bulunan sert ve kıl gibi uzun lif.

Çember : Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.

Arıklı : Hastalıklı. Arızalı. Çanakkale ilinde, Küçükkuyu bucağına bağlı bir yer. Diyarbakır ili, Lice ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel ilinde, Yenice nahiyesine bağlı bir bölge. Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Boynuz : Bazı hayvanların başında bulunan, tırnaksı bir maddeden, uzun, kıvrık veya çatallı korunma organı. Bu organdan yapılmış. Kurşun borudan kol alma işleminde kullanılan demirden yapılmış alet.

Semiz : Şişman. Eti, yağı çok olan, tavlı.

Şapka : Keçe, hasır, kumaş, ip vb. ile yapılmış olan başlık. Boru, baca, direk vb. şeylerin açık olan üst bölümünü havanın etkisinden korumak için takılan başlık. Bazı bitkilerde, özellikle mantarlarda sapın üstünde bulunan, üreme organlarını taşıyan şapka biçimindeki organ. Düzeltme işareti.

Diğer dillerde Kamasit anlamı nedir?

İngilizce'de Kamasit ne demek ? : kamacite