Kantoplasti nedir, Kantoplasti ne demek

Kantoplasti; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Entropiumu sağaltmak için gözün lateral açısından ok biçiminde bir deri parçasının çıkarılması ve dikiş uygulanması.

Kantoplasti tanımı, anlamı

Kant : Şeker ve limonla içilen sıcak su

Kanto : Tuluat tiyatrolarında oyundan önce genel olarak kadın sanatçıların şarkı söyleyip dans ederek yaptığı gösteri. Bu gösteri sırasında söylenen şarkı.

Sağaltmak : Sağlığa kavuşturmak, iyileştirmek, iyi etmek, tedavi etmek.

Uygulanma : Uygulanmak işi.

Çıkarılma : Çıkarılmak işi.

Sağaltma : Sağaltmak işi, tedavi.

Entropi : İstatistik kurallarına göre yönlendirilen bir haber kaynağının haber içeriklerinin oranı.

Lateral : Yanal. Yan, yan taraf. [Bakınız: yanal].

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

 

Dikiş : Dikme işi. Dikilecek şey. Dikilen yer. Giysi üzerinde gözle görülen dikilmiş iplik yolu. Giysi dikme işi, terzilik.

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

Diki : Biraz, bir parça, azıcık. Çalımlı(kimse). [Bakınız: dıkı]. Tane: Üç diki şeker ver. Et parçası. Kemikli ya da kemiksiz pişmiş et, kavurma. Etli ufak kemik parçası. Pamuk ipliği. İplik.

Biçi : Erkek çocuk.

Sağa : Saha, alan. Sana (II. teklik şahıs zamiri yaklaşma ve bulunma hâli).

Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.

Uygu : [Bakınız: bağıntı]. Uyum, uygunluk.

Diğer dillerde Kantoplasti anlamı nedir?

İngilizce'de Kantoplasti ne demek ? : canthoplasty