Kapsamlama nedir, Kapsamlama ne demek

Kapsamlama; Dil Bilimi, Edebiyat alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Edebi anlamı:

(Söz sanatı terimi) Aralarında cinsle tür, tümle parça, çoğullukla tekillik gibi miktar bakımından karşılıklı ilgi bulunan şeylerden birini ötekinin adiyle anlatmadan ibaret bir çeşit addeğişi. “Fânilerin en bahtiyarı. Henüz yirminci baharında iken. İnsan ne garip mahlûktur” gibi. Bu misallerde “Fâniler” sözü fâni olan bir çok şeylerden yalnız insanları anlatmak için, “Bahar” ise bir parçası olduğu yıl yerine, “İnsan” da tekil olduğu halde çoğul anlamiyle kullanılmıştır.

Teknik terim anlamı:

Aralarında cinsle tür, tümle parça gibi karşılıklı ilgi bulunan şeylerden birini ötekinin adiyle anlatma. "Fânilerin en bathıyarı" derken fâni olan bir çok şeyler arasından insanları kastetmek gibi.

Kapsamlama tanımı, anlamı

Kapsa : Çitten ya da aralıklı çakılan tahtalardan yapılmış bahçe kapısı. Büyük kulplu ya da kulpsuz sepet, sele. Tohum ve yem kabı, tahta sandık. Çubuklardan yapılmış bahçe kapısı. Kırda, tarlada çocukları güneşten korumak için yapılan küçük sığınak. Aralıklı tahtalardan yapılmış bahçe kapısı. Kutu

Kapsam : Sınırları içine başka konuları veya anlamları alma durumu, şümul. Kaplam.

 

Kullanılmış : Az veya çok bir zaman için başkasının malı olmuş, yeni olmayan, müstamel.

Bakımından : Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.

Söz sanatı : Sözün veya yazının ifade temizliğini, güzelliğini, etkenliğini sağlamak için baş vurulan yolları inceleyip kurallara bağlıyan sanat.

Karşılıklı : İki kişi veya iki topluluğun arasında geçen ve karşılaşılan harekete eş değer bir hareketle beliren, mütekabil. Birbirine karşı bulunan. Birbiriyle ilgili olarak. Birbirlerine karşı bir biçimde.

Bir parça : Biraz, azıcık, çok az. Kısa bir süre.

Kastetmek : Amaçlamak, amaç olarak almak. Demek istemek. Kötülük etmek, kıymak, zarar vermeyi istemek.

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

Tekillik : Tekil olma durumu.

Kastetme : Kastetmek işi.

Çoğulluk : Çoğul olma durumu.

Yirminci : Yirmi sayısının sıra sıfatı, sırada on dokuzuncudan sonra gelen.

Addeğişi : (Söz sanatı terimi) Aralarında, sebeple sonuç, yapanla yapılan, kaplıyanla kaplanan, iye ile iyeli gibi karşılıklı her hangi bir ilgi bulunan şeylerden birini ötekinin adiyle anlatma. O, kalemiyle geçiniyor. Bugün sobaları yaktık, Aksaray yangınında biz de yandıktı. Onda kafa yok. Bir martin, iki mavzer. Panamasını başına geçirdi. Bunu iki altına aldım gibi.

Bahtiyar : Mutlu.

Anlatmak : Bilgi vermek, izah etmek. Nakletmek. Bir konu üzerinde açıklama yapmak, açıklamada bulunmak.

 

Anlatma : Anlatmak işi, ifham, ilam, tefhim.

Çoğullu : Bolu ilinde, Gerede ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Baharın : Baharda, bahar vakti. İlk baharda. Bahar mevsimi.

Yalnız : Yanında başkaları bulunmayan. (ya'lnız) Yalnızca. Ama. (ya'lnız) Yanında başkaları olmayarak. Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi.

Diğer dillerde Kapsamlama anlamı nedir?

Osmanlıca Kapsamlama : zikri kül iradei cüzü ve aksi