Karşınlık nedir, Karşınlık ne demek

Karşınlık; Edebiyat alanında kullanılan bir terimdir.

Edebi anlamı:

(Söz sanatı terimi) Görünürde birbirini çelen iki fikrin bir kavramda toplanması hali. “Yaşıyan ölüler” gibi ki gerçekte, gönlümüzden çıkarmadığımız ölüler demektir. Buna KARŞITLAR BAĞDAŞIMI (Alliance de mots) da denir.

Karşınlık tanımı, anlamı

Karşınlı : Fakat, ama, lakin gibi karşı gelme fikri anlatan bağlaçlara denir

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Karşın : Bir şeyin gerekenin veya mantığın tersine olarak yapıldığını anlatan bir söz, rağmen.

Karşınlık zarfı : İnadına, tersine olarak …e rağmen gibi fiillerin anlamına bir karşınlık katan zarflar veya zarf deyimleri.

Söz sanatı : Sözün veya yazının ifade temizliğini, güzelliğini, etkenliğini sağlamak için baş vurulan yolları inceleyip kurallara bağlıyan sanat.

Görünürde : Dıştan bakınca, görünüşe göre, ortada, meydanda.

Gerçekte : Aslında, tam anlamıyla, hakikatte.

Toplanma : Toplanmak işi.

Bağdaşım : Tutarlık, tutarlılık, insicam.

 

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Yaşıyan : Işıldayan, parlayan.

Görünür : Görünen, gözle görülebilen. Belli, apaçık göze çarpan.

Çıkarma : Çıkarmak işi, emisyon. Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Bağdaş : Sağ ayağı sol uyluğun, sol ayağı sağ uyluğun altına alarak oturma biçimi.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Kavram : Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. Karın zarı, periton. Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon. Tutam, avuç dolusu.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Çelen : Ev saçağı.

Bağda : Ayağa vurulan, ipten, ağaçtan veya demirden yapılan köstek. Çelme, güreşte bacak atma: Hasan pehlivan yaman bağdacıdır. Engel, güçlük: Oğlanın düğün işi bağda oldu harmanları gecirgettik. Kement, bağ, düğüm. Yürüme çağına gelen çocukların yürüyememe durumu. Buğday. Çelme: Ne bağda atıyon?. Güreşçi çelmesi, sarma.

Diğer dillerde Karşınlık anlamı nedir?

Osmanlıca Karşınlık : içtimai zıddeyn