Karaf nedir, Karaf ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Raf.
Bahçede ayrılmış bölümlerden biri, evlek.
Karaf tanımı, anlamı
Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira
Karaf karaf : Küme küme.
Karafakılı : Kırıkkale şehrinde, Keskin ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Karafasıl : Kastamonu kenti, Pınarbaşı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Karafatmalar : Tarım yönünden kimi zararlı, kimi yararlı birçok türü içine alan ve asalak soluncanlara arakonakçı olanlarıyle ayrıca ilgimizi çeken, genellikle gececi, kınkanatlılar familyası.
Karafere : Kanepe.
Karaful : Yüksek tepelerin eteği.
Karafa : Uzun boyunlu, kulpsuz küçük rakı sürahisi.
Karafatma : Kın kanatlılardan, böcek, kurt ve sümüklü böceklerle beslenen, tarıma yararlı, parlak siyah renkli bir böcek, ağılı böcek (Carabus).
Ayrılmış : Ayırdedilmiş.
Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.
Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.
Evlek : Tarlanın, tohum ekmek için saban iziyle bölünen bölümlerinden her biri. On liralık kâğıt para. Tarlalarda suyun akması için açılan su yolu. Dönümün dörtte biri kadar olan alan ölçüsü.
Bahçe : Sebze, meyve, çiçek veya ağaç yetiştirilen yer. Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri.
Bölü : Bölme işlemini gösteren / veya : işaretlerinin okunuşu, taksim. Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu. Böyle.
Evle : Öğle. Öğle vakti. Öğle, öğleyin.
Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.
Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.
Raf : Üstüne öteberi koymak için duvara veya bir dolabın içine birbirine paralel olarak tutturulmuş, genellikle geniş, uzun tahta veya metal levha.
Diğer dillerde Karadul örümceği anlamı nedir?
İngilizce'de Karadul örümceği ne demek ? : black widow spider

Bu kısımda Karaf nedir? Karaf ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Karaf tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Karaf hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.