Karbunkül nedir, Karbunkül ne demek

Karbunkül; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Deri ve deri altı dokularının nekrozuyla birlikte kıl foliküllerinin ve yağ bezlerinin irinli yangısı. Akut yerel lenf damarı ve lenf yumrusu yangısıyla birlikte görülür ve genellikle Staphylococcus aureus’tan kaynaklanır.

Karbunkül kısaca anlamı, tanımı

Karbunkülozis : Çok sayıda karbunkül oluşması hâli

Staphylococcus aureus : Gram pozitif, sporsuz, kapsülsüz, hareketsiz, aerob, yuvarlak veya oval biçiminde, üzüm salkımı gibi kümeler oluşturan bir bakteri.

Lenf yumrusu yangısı : Lenf yumrularından bir veya birkaçının yangısı, lenfadenitis. Lenf yumruları organ ve dokularda süzgeç vazifesi gördüğünden, reaktif olaylar sıklıkla biçimlenir.

Staphylococcus : Deri ve mukozalarda normal flora elemanı olarak bulunan, cerahat, apse ve çeşitli piyojenik enfeksiyonlara neden olabilen, genellikle üzüm salkımı biçiminde düzensiz dizilmiş, Gram pozitif, yuvarlak biçimli, fakültatif anaerop bir bakteri cinsi, stafilokok. Stafilokok.

Lenf yumrusu : Lenf damarlarının yolu üzerinde bulunan, lenfi süzen ve mikroorganizmalardan arındıran yuvarlak veya oval biçimli yumru, lenf düğümü, limfonodus. Yapısında lenfosit, plazma hücreleri ve makrofajların yer aldığı lenf yumrusuna aferent lenf damarıyla gelen lenf sıvısı sırasıyla subkapsüler sinüs, intermediyer sinüs, sinüs medullaris ve oradan da organın hilusundan eferent lenf damarına geçerler.

 

İrinli yangı : Yangı sıvının içerisinde önemli oranda irin bulunmasıyla belirgin vücut reaksiyonu, purulent yangı, suppuratif yangı.

Yağ bezleri : İçinde yağ bulunan veya yağ salgılayan bezler, yağ bezi.

Lenf damarı : İçinde lenf bulunan damarlar. Lenf sıvısı denilen renksiz veya sarımtırak renkteki sıvıyı toplardamarlara taşıyan damar, vaz limfatikum. (anlamdaş, akkan damarı),Lenfin içinde dolaştığı damarlar.

Deri altı : Derinin altında bulunan.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Folikül : Küçük kese şeklindeki yapı. Ovaryumda oositi saran bir grup hücre. 3.Graaf, Graff folikülü. 4.Saçın dibinde bulunan hücrelerin meydana getirdiği yapı. Küçük kese biçimindeki yapı. Memelilerde yumurtalıkta bulunan ve olgunlaşmış yumurtayı saran kesecik. Saçın dibinde bulunan hücrelerin meydana getirdiği yapı. Yumurtalıkda, içerisinde yumurtanın geliştiği, gelişme aşamalarına göre büyüklüğü değişen, içi sıvı dolu, boşluğu bulunan küresel yapı.

Kaynak : Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.

 

İrinli : İrin toplamış, cerahatli.

Nekroz : Canlı maddelerin fiziksel ve kimyasal değişimi.

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

Yangı : Vücudun mikroplara karşı koymak için herhangi bir yerine fazla kan hücumu ile orada şişkinlik, kırmızılık, ısı ve ağrı ile beliren irin toplaması, iltihap, enflamasyon.

Folik : Kabak ekilen çukur. Su kabağı.

Yerel : Yöresel. Sınırlı bir yerle ilgili olan, lokal. Gözlem yerine veya gözlemcinin bulunduğu yere göre tanımlanan.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Birli : Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan. As (II).

Diğer dillerde Karbunkül anlamı nedir?

İngilizce'de Karbunkül ne demek ? : carbuncle