Lenf yumrusu nedir, Lenf yumrusu ne demek
Lenf yumrusu; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Lenf damarlarının yolu üzerinde bulunan, lenfi süzen ve mikroorganizmalardan arındıran yuvarlak veya oval biçimli yumru, lenf düğümü, limfonodus. Yapısında lenfosit, plazma hücreleri ve makrofajların yer aldığı lenf yumrusuna aferent lenf damarıyla gelen lenf sıvısı sırasıyla subkapsüler sinüs, intermediyer sinüs, sinüs medullaris ve oradan da organın hilusundan eferent lenf damarına geçerler.
Lenf yumrusu kısaca anlamı, tanımı
Lenf : Damarlarda dolaşan kanla, doku ögeleri arasında aracı görevi yapan, kan plazması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı, ak kan, lenfa
Yumru : Yuvarlak, şişkin şey. Şişkin, kabarık, yuvarlak biçimli. Genellikle derinin içine gömülü, yuvarlak ve sert oluşum, nod. Sap, kök veya dallarda bulunan, yedek besin taşıyan şişkin madde. Eğri büğrü, çarpık, yamru yumru.
Kanamalı lenf yumrusu yangısı : Birçok enfeksiyöz-toksik hastalığa bağlı olarak lenf yumrularının yerel veya yaygın, kanamayla belirgin yangısı, hemorajik lenfadenitis.
Lenf yumrusu yangısı : Lenf yumrularından bir veya birkaçının yangısı, lenfadenitis. Lenf yumruları organ ve dokularda süzgeç vazifesi gördüğünden, reaktif olaylar sıklıkla biçimlenir.
Mikroorganizma : Mikroskopla görülebilen organizma.
Lenf damarı : İçinde lenf bulunan damarlar. Lenf sıvısı denilen renksiz veya sarımtırak renkteki sıvıyı toplardamarlara taşıyan damar, vaz limfatikum. (anlamdaş, akkan damarı),Lenfin içinde dolaştığı damarlar.
Lenf düğümü : Lenf damarları boyunca bulunan ve lenfosit meydana getiren bir kapsülle çevrili küçük doku kümeleri. Lenf yumrusu. Lenf damarları boyunca bulunan ve lenfosit meydana getiren küçük doku kümeleri.
Limfonodus : Lenf yumrusu, beze.
Makrofaj : Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia, kemik dokusunda osteoklâstlarla aynı olduğu düşünülen, zarında mannozil glikozu reseptörü ile mikroorganizmaların yakalanıp fagosite edilmesini sağlayan, ayrıca zarında gram negatif bakteriler için CD 14 reseptörü, immünoglobulin G antikoru reseptörleri, kompleman reseptörleri olan, faaliyete geçen makrofajlarda lökosit fonksiyon antijeni, doku uyuşurluk antijeni ve benzerleri reseptörleri olan, sabit (histiyosit) ve hareketli tipleri bulunan bağ dokusu hücresi. Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia ve kemik dokusundaki osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, mikroorganizmaları fagosite edip yok eden bağ dokusu hücresi. Organizmanın hücresel savunmasında başlıca rolü üstlenen, yangı bölgesindeki bağ doku hücreleri ve monositlerin farklılaşmasıyla oluşan bir çeşit akyuvar, büyük fagositik hücre, mononükleer fagositler. Kornea ve kalp kapakları gibi damarsız dokuların yangısında, fagositoz yapan hücreler sadece makrofajlardır.
Yuvarlak : Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Top veya küre biçiminde toparlak şey. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Homoseksüel erkek.
Lenfosit : Kanda, kemik iliğinde, lenfte bulunan, tek ve çok iri çekirdekli, küçük, renksiz bir kan hücresi.
Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.
Medulla : Bir organ ya da dokunun merkezi kısmı, korteksin iç kısmı. Bir organ veya dokunun merkezi kısmı, korteksin iç kısmı. İlik, öz.
Biçimli : Herhangi bir biçimde olan. Uygun olarak, yakışacak bir biçimde. Düzgün. Biçimi güzel olan, mevzun.
Plazma : Kanda alyuvarlarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı. Elektrik yükü yansız olan gaz moleküllerinden, pozitif iyonlardan ve negatif elektronlardan oluşan akışkan. Dolaşan kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Protoplazma, sitoplazma. Atomları ve molekülleri tüm olarak ya da kısmen iyonlaşmış gaz. Son yıllarda yıldızlararası gazın ve yıldız gazyuvarları içindeki gazın plazma olduğu kabul edilmektedir. Bir elektrik boşalımında veya çok sıcak bir çekirdek işlemi içinde iyonlar, atomlar ve elektronların oluşturduğu iletken bir gaz ortamı. Bir gazı, elektrik arkından geçirerek elde edilen iyonlaşmış ışıklı gaz. Kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Dolaşan kanın birçok organik, inorganik ve iyon taşınmasında rol alan sıvı kısmı, vücut dışına alınan pıhtılaşması önlenmiş biçimli elemanları çöktürülmüş olan kanın sıvı kısmı, kan plazması. Lenfin sıvı kısmı. Merhem hazırlamada kullanılan bir nişasta gliseriti. [Bakınız: protoplazma]. Bir gazın çok yüksek ısıda kısmen ya da tamamen iyonlaştırılmasıyla elde edilen ve nükleer füzyonda kullanılan akışkan madde.
Arındı : Van ili, Kırkgeçit nahiyesine bağlı bir bölge.
Oradan : Sözü edilen yerden. İşaret edilen görece olarak uzak yerden.
İnter : Ara, arasında.
Süzen : Topluca yapılan av.
Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
Diğer dillerde Lenf yumrusu anlamı nedir?
İngilizce'de Lenf yumrusu ne demek ? : nodus lymphaticus

Bu kısımda Lenf yumrusu nedir? Lenf yumrusu ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Lenf yumrusu tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Lenf yumrusu hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.