Karga nedir, Karga ne demek

Karga; bir hayvan bilimi terimidir. kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

Yerel Türkçe anlamı:

Yere sıkıca gömülen çatal ağacın arasına başka bir ağaç girecek biçimde yerleştirilerek kurulan, keçiboynuzu tartmakta kullanılan bir çeşit tartı aygıtı.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Tavana tutturulmuş tütün asma çengeli. (Öveçler *Kırkağaç -Manisa)

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Bir takımyıldızın adı.

Bilimsel terim anlamı:

Dünyanın yaratılışını ve insanların oluşumunu konu edinen ilkel efsanelerde önemli rol oynadığına inanılan; masallarda, halk inanmalarında gelecekten haber verici olarak nitelenen; ötüşünden, uçuşundan, bir yere konuşundan kötülük ya da iyilik getireceği çıkarılan kuş.

İngilizce'de Karga ne demek? Karga ingilizcesi nedir?:

crow, corvus, 'crv (corvi)

Fransızca'da Karga ne demek?:

corbeau

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Samsun ilinde, Kavak ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Samsun kenti, Havza ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Çankırı kenti, Çerkeş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

 

Karga hakkında bilgiler

Karga, kargagiller (Corvidae) familyasından Corvus cinsini oluşturan, iri yapılı, düz gagalı, pençeli, tüyleri çoğunlukla siyah, yüksek ve rahatsız edici sesli kuş türlerinin ortak adı. Daha büyük ve genellikle leş yiyici olanlarına karakarga veya kuzgun denir. Kuzgun Osmanlı Türkçesinde kelâg (Farsça: کلاغ) olarak adlandırılır.

Kargalar tuhaf sesleri, siyah renkleri, parlak cisimlere olan düşkünlükleri ile mitolojiye ve sanata sıklıkla konu olmuşlardır. Kimi öykülerde akılsız tasvir edilmelerine rağmen bazı araştırmalar karganın en zeki kuş olabileceğini göstermektedir. Kargaların, köpekgillerden kurt vb. hayvanlarla belki de eşit zekaya sahip olduğu düşünülmektedir.

Kargalar ses taklidi konusunda oldukça yetenekli hayvanlardır. Yapılan bazı çalışmalarda yaklaşık 100 kelimeyi ve 50 tam cümleyi öğrenebilen kargalar görülmüştür. Bazı kargaların sahiplerinin seslerini taklit ederek köpek ve atları kızdırdıkları görülür. Aynı zamanda oldukça meraklı hayvanlar olan kargaların mektup, çamaşır mandalı, araba anahtarı gibi nesneleri çaldığı da sıklıkla görülür.

Kargaların cinsel olgunluğa erişim yaşı dişilerde 3, erkeklerde 5 yıldır.

Karga ile ilgili Cümleler

  • Karga gaklar.
  • Her yerde çığlık ve kargaşa vardı.
  • Karga, kötü alametli bir kuş kabul edilir.
  • Karga uçup gitti.
  • Böyle bir kargaşa için hiçbir neden yok.
  • Kargalar çiftçinin mısır alanını harap ettiler.
  • Dan'in o kargayla konuştuğunu söyleme bana.
  • Karga kanatlarını açtı.
  • Karga karganın gözünü oymaz.
  • Karga mıyım bülbül mü, deli miyim ulu mu bildiniz mi?
  • Burak kargaşa içinde Tuğba'nın kaçmasına yardım etti.
  • Çatıdaki kuş bir karga.
  • Ben kargalara taş atıyorum.
  • O, kaçmak için kargaşadan yararlandı.
 

Karga anlamı, kısaca tanımı:

Kargagiller : Kuşlar sınıfının, ötücü kuşlar takımından, örnek hayvanı karga olan kuşlar familyası.

Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Çeşitlilik. Nitelik.

Karga bok yemeden : Çok erken bir saatte.

Karga gibi : Çok zayıf ve esmer (kimse).

Karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış : "görgüsüz kişi, görgülü kişinin yaptığını yapmaya kalkışırsa beceremez, kendisinin doğal davranışını da yitirir, gülünç duruma düşer" anlamında kullanılan bir söz.

Karga mandayı babası hayrına bitlemez : "bir kimse başkasına hizmet ediyorsa bunda kendisinin de çıkarı vardır" anlamında kullanılan bir söz.

Kargadan başka kuş tanımamak : Bildiğinden veya öğrendiğinden kesinlikle şaşmamak.

Karga etmek : Tulumbanın kurumuş kösele supaplarını ıslatarak şişirmek için üzerinden su döküp kolu işletmek. bir geminin serenlerini daha az yer tutsun diye veya yas belirtisi olarak eğik bir duruma getirmek.

Kargabeyni : Pekmezle yoğurt karıştırılarak yapılmış olan yiyecek.

Kargaburnu : Sanayide küçük ve yuva içine yerleştirilmiş vidaları sökmeye yarayan ince, uzun ağızlı alet. Kapı mandalı. Uçları karga gagası gibi kıvrık olan araçların ortak adı. Tel bükmekte kullanılan ve uçları sivri koni biçiminde olan metalden bir kıskaç türü.

Karga burun : Burnu karga gagasına benzeyen (kimse).

Kargabüken : Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden, yaprakları karşılıklı, çiçekleri talkım durumunda olan, meyvesi zehirli bir ağaç (Stryhnos nux-vomice). Bu ağacın striknin elde edilen tohumu.

Kargadelen : Kabuğunun çok gevrek olması dolayısıyla kolay kırılan bir tür badem.

Karga düleği : İt hıyarı.

Kargasekmez : Çok ıssız, sarp (yer).

Karga yürüyüşü : Çömelmiş durumda, çift ayakla sıçrayarak yapılmış olan yürüyüş.

Alacakarga : Saksağan.

Alakarga : Saksağan. Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius).

Islak karga : Çok korkan, çekingen, ürkek (kimse).

Karakarga : Kuzgun.

Küçük karga : Karga cinsi bir tür kuş.

Çeltikkargası : Karaleylek.

Ekin kargası : Tüyleri parlak, kara ve erguvani parıltılı bir tür karga (Corvus frugilefus).

Kestane kargası : Alakarga.

Leş kargası : Asalak, birinin üzerinden çıkar sağlayan. Kargagillerden, Avrupa ve Asya'da orman, çayır ve bahçelerde yaşayan, başı kara, vücudu kül rengi bir kuş (Corvus cornis).

Teneşir kargası : Teneşir horozu.

Karga tulumba : Birkaç kişi birini yakalayıp elleri üstünde havaya kaldırarak.

Karga tulumba etmek : Birkaç kişi, birini kollarından bacaklarından tutup kaldırmak.

Kargacık burgacık : Çarpık, düzensiz.

Kargaşa : Kalabalık, düzensizlik vb.nin yol açtığı karışıklık, kaos. Kışkırtma ve karışıklık yoluyla toplumda ortaya çıkan düzen bozukluğu, anarşi.

Kargaşa çıkarmak : Gürültü patırtıya yol açmak.

Kargaşacı : Kargaşa çıkaran kimse, anarşist.

Kargaşalık : Kargaşa durumu, alavere.

Alacağına şahin vereceğine karga : Alacağını isterken ısrar eden, borcunu öderken de güçlük çıkaran kimse.

Besle kargayı oysun gözünü : Nankörlük edenler için söylenen bir söz.

Kılavuzu karga olanın burnu boktan kalkmaz : "kötü kimsenin arkasına düşen kişinin başı dertten kurtulmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Kanat : Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ. Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. Yan, taraf. Angıç. Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah. Balıklarda yüzgeç. Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü. Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol.

Geniş : Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Çok. Eni çok olan, enli, vâsi. Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro.

Tarla : Deniz hayvanlarının çok olduğu yer. Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası.

Bahçe : Sebze, meyve, çiçek veya ağaç yetiştirilen yer. Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri.

Zarar : Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat.

Asıl : Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Soy, nesep. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak. Gerçek, esas. Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Gerçeklik.

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Familya : Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Aile. Karı, eş.

Toplama : Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulma işlemi, cem. Değişik parçaların bir araya getirilmesiyle oluşmuş. Toplanarak bir araya getirilmiş. Toplamak işi. Kalın bazlamaya benzer bir çeşit tandır ekmeği.

Karga akbabası : Kartallar (Falconiformes) takımının, Yeni Dünya akbabasıgiller (Cathartidae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta, tüyleri kara, Orta ve Güney Amerika'da yaşayan bir tür. (Coragyps atratus): Kartallar (Falconiformes) takımının Yenidünya-akbabasıgiller (Cathartidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 60 cm. Tüyleri karadır. Orta ve Güney Amerikada yaşar.

Karga burnu : 1.bk. karga burun. Ucu eğri çivi.

Karga burun çıkıntısı : (biyoloji zooloji)

Karga büken : Zehirli bir ot.

Karga gurami : Hırıldayan gurami.

Karga sekmesi : Türk cambazlarının bir becerisi : ip üzerinde havaya zıplayıp çeşitli biçimde yine ip üzerine düşme.

Kargabardağı : Tarlalarda biten, pis kokulu, üzerinde meyvaları olan bir yaban otu.

Kargabeyin : Pekmezle tatlı yoğurt karıştırılarak yapılan yiyecek.

Kargabıni : Pekmezle tatlı yoğurt karıştırılarak yapılan yiyecek.

Kargaburun : Kapı mandalı. Yangın söndürme işlerinde kullanılan ucu eğri demir çengel. Uzunca ceviz. Salamura için uzun ve iri bir çeşit zeytin. Uç kısmı yuvarlak kıskaç. (-Bursa) Yerli menteşelerdeki sivri kısım. (İlyaslı -Uşak)

Diğer dillerde Karga anlamı nedir?

İngilizce'de Karga ne demek? : [Wing Commander: False Colors] adj. corvine

n. crow

Fransızca'da Karga : corbeau [le]

Almanca'da Karga : n. Krähe, Rabe

Rusça'da Karga : n. ворон (M), ворона (F), гитов (M)