Karmak nedir, Karmak ne demek
- Karıştırmak, birbirine katmak

- Toz durumundaki bir şeyi sıvı ile karıştırarak çamur veya hamur durumuna getirmek.
"Karmak" ile ilgili cümle
- "Yapı için harç karmak. Boya karmak."
Yerel Türkçe anlamı:
Eskimek.
Daha ağır hastalığa çevirmek: Başta nezle dediler, bakılmayınca zatürreeye kardı.
Olta.
Hastalık bulaşmak.
Doymak, bıkmak.
Bıkmak.
Hayvanlar çiftleşmek
Karıştırmak.
Birisinin arkasından kötü konuşmak.
Bentin ya da arkın suyu çoğalmak, taşmak.
Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:
Özellikle mersin balıklarının denizlerden nehirlere üremek için geçişleri sırasında avlanmalarında kullanılan nehir ağızlarına kurulan çok iğneli bir olta takımı.
Diğer sözlük anlamları:
Karıştırmak, katmak, birleştirmek, mezcetmek
Su, önündeki set dolasıyla birikip kabarmak
Kararmak, bulanmak
İngilizce'de Karmak ne demek? Karmak ingilizcesi nedir?:
sturgeon lines
Karmak anlamı, tanımı:
Betonkarar : Beton yapmak üzere çimento, kum ve suyu karıştıran makine, betoniyer.
Karma : Karmak işi. Ayrı türden olan ögelerin karıştırılmasıyla oluşmuş, muhtelit.
Karmakarış : Karmakarışık.
Karmakarış etmek : Çok karışık duruma getirmek.
Karmakarış olmak : Çok karışık duruma gelmek.
Karmakarışık : Huzursuz, kararsız, karmaşık. Dağınık, düzensiz, çok karışık.
Karmakarışık etmek : Çok karışık duruma getirmek.
Karmakarışık olmak : Çok karışık duruma gelmek.
Karıştırmak : Ayırt edememek, tam olarak seçememek. Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak. Karışma işini yaptırmak. Kurcalamak, oynamak. Üstünkörü okumak. Göz atmak, araştırmak, incelemek.
Katmak : Bir araya getirmek. Döllenmeyi sağlamak için erkek hayvanı dişinin yanına salmak. Birlikte göndermek. Bir şeyin içine, üstüne veya yanına, niteliğini değiştirmek veya niceliğini artırmak için başka bir şey eklemek, karıştırmak.
Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır.
Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.
Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.
Çamur : Sataşkan, çevresini tedirgin eden, sulu, arsız (kimse). Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak, balçık. Yapı işlerinde kullanılan çeşitli malzemeden oluşmuş harç.
Hamur : Öz, asıl, maya. Kâğıtta tür, nitelik. Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu. İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri). Ağrı iline bağlı ilçelerden biri.
Karmak inmek : Med ve cezir olmak
Karmak kolu : Karmakta kancaların bağlandığı 2 mm ve üç kat sicimden yapılan köstekler.
Karmakarışuğ : Karmakarışık.
Karmakudal : Karmakarışık.
Karmak ile ilgili Cümleler
- O biraz karmakarışıktı.
- Düşünceleri karmakarışıktı.
- O karmakarışık olabilir.
- O, kitapları kitaplığa karmakarışık koydu.
- O karmakarışıktı.
- Aklım karmakarışık.
Diğer dillerde Karmak anlamı nedir?
İngilizce'de Karmak ne demek? : to mix, to blend; to shuffle
Fransızca'da Karmak : mélanger, brasser
Almanca'da Karmak : anrühren
Rusça'da Karmak : v. месить, смешивать, мять, смешать, замять, измять, помять

Bu kısımda Karmak nedir? Karmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Karmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Karmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.